Türkiye aleyhine girişilen kampanyaların en rezili olan, "sözde Ermeni soykırımı" iddiası nihayet kendisine yuvalanacak bir ülke buluverdi. Zaten, bu "rezil" tezgâhın anavatanı olan Fransa''dan, başka ne beklenebilirdi ki. Her şeyden önce, Fransız Senatosu, tarihi bir yanılgının tutsağı olarak, tarihi bir hata işlemiştir sanırız.
164 kuşkulu senatör Sözde Ermeni soykırım iddialarını, ülkelerinin en önemli işiymiş gibi değerlendirip, kendilerini "uluslararası bir mahkeme"nin üyeleriymiş gibi gören Fransız Senatörlerin kararı bir yerde bütün Fransa''yı "ilzam" etmemesine rağmen, iki ülke ilişkilerini olumsuz etkilemesi bekleniyor. Sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısının lehinde oy kullanarak kabul edilmesini sağlayan 164 Fransız Senatörün tarihi yanılgılarının aslında şimdilik hiçbir "yaptırım gücü" olmadığı görülüyor.
Süreç başlatma Ne var ki, Fransız Senatosu''nun kabulü, istemediğimiz daha doğrusu hak etmediğimiz rezil bir süreci başlatıyor. Her ne kadar, Ulusal Meclis''e gönderilecek tasarının yasalaşması "zor" görünüyorsa da, ok yaydan fırlamış sayılıyor. Fransa''nın bu pozisyonu, her fırsatta kullanıp, Türkiye''den siyasi ve ekonomik tavizler koparabileceği bile öne sürülüyor. Ne yazık ki, tabir yerinde ise, Fransa "göstere göstere" Senatosundan böylesine bir rezil tasarıyı geçirmiş bulunuyor. Kelimenin tam anlamıyla, Türkiye yine uyutularak, oyuna getiriliyor. Karar alındıktan sonra, Dışişleri Bakanlığı''nın tepkileri sadece diplomatik bir gereğin yerine getirilmesinden başka bir şey sanılmamalı. Yıllardan beri, böylesine bir rezil iddia karşısında, kendini savunmaktan bile aciz kalmış bir politika sergileniyor.
Gaflet değil mi? Sözde Ermeni soykırımının bir safsatadan ibaret olduğunu belirleyecek, kanıtlayacak ve bunu bütün dünyaya yayacak bir mekanizmanın hâlâ faaliyete geçirilmemiş olması, gaflet değil mi? ABD Temsilciler Meclisi''nin rezil iddiaları ele aldığı sırada dökülen "ecel teri"nin daha kurumadığı bir zaman diliminde, Fransa''nın, Ermeni yardakçısı kararı karşımıza çıkıyor.
Geç olmadan Sırada, belki İtalya hatta Hollanda bulunuyor. ABD yeniden bu iddiaları hortlatabilir. Yani Türkiye''nin, bu safsata ile hırpalanmak istendiği artık su götürmez bir şekilde anlaşılıyor. En azından TBMM, bir misilleme olarak, ABD, Fransa gibi ülkelerde yapılan ve tarihe geçen soykırımları ele alıp, tepkilerini dünyaya duyurmalı. Şimdiden sonra, çok dikkatli olunmalı ve her türlü önlemin alınması için kollar sıvanmalı.

