Şükürler olsun ki; korktuğumuz başımıza gelmedi ve sözde soykırım tasarısı görüşülmeden, ABD Temsilciler Meclisi gündeminden kaldırıldı. "Şükürler olsun ki" diyoruz, çünkü tasarı görüşülmüş olsaydı, çok büyük bir ihtimalle kabul edilecek ve Türkiye''nin başına yeni bir çorap örülmeye başlanacaktı. Diplomatik bütün çaba hatta baskılara rağmen, son aşamaya kadar getirilen tasarının, gerçekten de "son saniye"de gündemden kaldırılmasının en büyük müsebbibi ABD Genelkurmay Başkanı oldu. ABD Genelkurmay Başkanı Henry Shelton''ın Temsilciler Meclisi Başkanı''na gönderdiği mektup, adetâ "muhtıra" etkisi yaptı.
Kritik bir karar Gerçi, ABD Başkanı Clinton''ın "son dakika" mektubu da önemli bir işlevi yüklendi. Ancak Pentagon''un devreye girmesi, işi, kökünden bitiriverdi. "Son saniye"de, gündeme getirilmeyerek görüşülmeyen, sözde soykırım kararının, tam metnini okuduğumuzda hayretler içinde kalmıştık. Eğer, kararlaştırılmış olsaydı, hazırlanan metnin Türkiye''yi çok güç duruma sokacağı apaçıktı. Toprak talebine kadar uzayan bir içerikte olan, sözde soykırım tasarısının özetini, aktarmak ihtiyacını duyduk.
İftira dolu İşte "rezil" metnin özeti: * Türkiye''nin, Ermeni Soykırımı''nı 1915-1923 arasında gerçekleştirerek insanlık suçu işlediği hükmü veriliyor. Böylece yalnız 1915 heciri değil, "Kurtuluş Savaşı da mahkum ediliyor. * İngiltere, Fransa ve Rusya''nın Birinci Dünya Savaşı''nda, Türkiye''yi insanlık suçuyla itham eden ortak açıklamaları haklı bulunuyor. * "Sevr Barış Anlaşması''nın, Ermeni veya Yunan ırkına karşı Türkiye''nin işlediği suçları, "insanlık suçu" kapsamına alan 230. madde hükmü, örnek gösteriliyor. * Ermeni Soykırım suçluları cezalandırılmadığı için bu tür insanlık suçlarının daha sonra işlendiği vurgulanarak, icra yoluyla Kürt soykırımı suçlamasının ucu gösteriliyor. * Damat Ferit türünden işbirlikçi hükümetler, soykırımı yargıladıkları için övülüyor. * ABD başkanlarının "bu iğrenç suçun yeniden işlenmesine karşı" tetikte bulunma çağrıları yineleniyor. * Ermeni mallarının tazmini konusunun Türkiye Hükümetinin önüne konması sözü verildiği belirtiliyor. * Clinton dahil ABD başkanlarının "Ermeni Soykırımı"nı mahkum eden resmi açıklamaları tek tek hatırlatılıyor. * Ermeni Soykırımı suçlularının cezalandırılmamasının sonuçlarına vurgular yapılarak, Türkiye''yi soykırımdan yargılamanın kapısı açılıyor. * BM, Avrupa Parlamentosu gibi uluslararası kuruluşların Ermeni Soykırımı''nı mahkum eden kararları sıralanarak, Türkiye''ye uluslararası müdahalelerin hukuki zemini inşa ediliyor. * ABD''nin Ermeni Soykırımı konusunu "uzun vadeli politikasının" aracı olarak gördüğü, mahkeme kararına gönderme yapılarak belirtiliyor. * "Politik Sunuşlar" başlığı altında Ermeni Soykırımı''na ilişkin uygulamaların yürütülmesi sorumluluğu, ABD Başkanı''na, Dışişleri Bakanlığı''na vb. veriliyor.
Yazıklar olsun Böylesine "rezil" bir tasarıyı oluşturup, ta Temsilciler Meclisi''ne kadar getirebilen zihniyete yazıklar olsun.. En güvenilir dost saydığımız ABD''nin, seçim malzemesi haline geleceğimizi kim tahmin ederdi ki. Meğer, Türkiye üzerinde ne "çirkin" oyunlar oynanmak isteniyormuş..
Dikkatli olmalıyız Bizlere "ecel teri" döktüren, rezil tasarının, gündemden çıkarılmasıyla, şimdilik rahat bir nefes aldık. Ancak, bu rezil oyunun yeniden sahneye getirilmeyeceği anlamını çıkarıp, rehavete kapılmamalıyız. Asıl şimdiden sonra, çok dikkatli olmalı ve gereken her türlü önlemi almalıyız.
Fransa da kaşınıyor Bu rezil tezgahın anavatanı Fransa''nın boş durmayacağı anlaşılıyor. Şimdi de, Fransa ile mücadeleye girmeli ve bu tür safsataları artık tarihin hükmüne bırakma kampanyasını bizzat başlatmalıyız. Ermeniler''in bile "maşa" edildiği bu uluslararası komplonun bitirilmesi için ne gerekiyorsa yapmamızın tam zamanını yaşıyoruz. Yeniden uykuya dalmak, en büyük gaflet hatta ihanet sayılmalı.

