Ülkemizin özellikle ekonomik konjonktürü, her ne pahasına olursa olsun serinkanlılığı gerektiriyor. Ekonomik alanda elde edilen ivmenin, daha da hız kazanması en azından bozulmaması için, "istikrar"ın öncelikli tercih olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Oysa, son günlerde siyaset meydanında gelişen olaylar, bu mecburiyeti hiç de sergilemiyor. Gereksiz restleşmeler 57''nci koalisyon hükümetinin, "malûm" memur kararnamesini hazırlaması ve Çankaya''dan geri dönmesiyle start alan olayların, gün geçtikçe büyümesi, istikrarı tehdit eder boyutlar kazanması, gerçekten de "kaygı" verici bir durumu ortaya çıkarıyordu. Birbirini tamamlayan hükümet ile Cumhurbaşkanlığı makamı arasındaki restleşmelerin gereksizliğine inanıyoruz.
Güvensizlik ortamı Özellikle, Çankaya''dan kaynaklanan ısrarın altını çizmek istiyoruz. Hukuk kökenli Cumhurbaşkanı''nın titizliğine, özenine hak vermiyor değiliz. Ancak, hukuk yollarının kapanmadığı bir fırsatı değerlendirmeyerek, kişisel tercihin kullanılmasında ısrar edilmesinin doğurduğu "güvensizlik" ortamına da dikkatleri çekmek istiyoruz. İptal için, Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa Mahkemesi''ne kararnameyi göndermek varken, reddederek bir krizin doğmasına sebep gösteriliyor. Üstelik Başbakan Ecevit tarafından da, Cumhurbaşkanlığı makamı ağır bir dille hem eleştiriliyor hem itham ediliyor. Hükümet ile Çankaya arasında meydana gelen bu "güvensiz" ortamı, sağduyu sahibi kimselerin benimsediğini sanmıyoruz.
MGK''nın kararlılığı Nitekim, Milli Güvenlik Kurulu dün aldığı kararla, durumun tam tesbitini yaparken, krizi de adetâ buzdolabına koyarak, istikrarın bozulmasını önlemiş bulunuyor. MGK''nın bildirisinde yer alan, "...devletin demokratik ve laik yapısını yıkmayı, ülke bütünlüğünü bozmayı hedef alan, irtica, yıkıcı ve bölücü akımların kamu kurum ve kuruluşlarına sızmasını önleyecek ve bu faaliyete karışmış olan kamu görevlilerinin de süratle ayıklanmasını sağlayacak her türlü düzenlemenin acilen yapılması hususunda tam bir görüş birliğine varılmıştır" şeklinde görüşün çok iyi anlaşılması icap ediyor.
Uyarı niteliği Özellikle, "her türlü düzenlemenin acilen yapılması" ibaresinin bir uyarı niteliği taşıdığı da asla unutulmamalı. Sonuç olarak, yaşanan güvensiz ve kritik ortama rağmen Milli Güvenlik Kurulu, krizi dondurmakla beraber, ilgilileri, hem de acilen göreve çağırıyor.

