Bu satırların yazıldığı geç saatlerde bile, henüz liderlerin zirvesinden herhangi bir bilgi veya yorum sızmış değildi.Liderlerin zirvesinden ne karar çıkarsa çıksın, dileriz ki, Portekizli bakanın söyledikleri tekzip edilsin veya "makul" bir açıklama getirilsin.
Bu satırların yazıldığı geç saatlerde bile, henüz liderlerin zirvesinden herhangi bir bilgi veya yorum sızmış değildi. Ne var ki, 57''nci hükûmetin en kritik anları yaşanırken, Avrupa Birliği''ne, Öcalan konusunda "taviz" verdiğimizin sinyalleri çakılıyordu. Portekiz''in Avrupa İşleri Bakanı, Öcalan''ın idamının infaz edilmemesi konusunda Türkiye ile "üstü kapalı şart" olduğunu açıklaması, zaten karmakarışık olan gündeme bomba gibi düştü. Portekizli bakanın sözlerine; Türkiye''nin Avrupa Birliği prensiplerine "makul" ve "uyumlu" bir şekilde hareket etmemesi halinde, "yazık olacağı"nı da eklemesinin altını çizmek gerekiyor. Gelişmeler gösteriyor ki, Avrupa Birliği''ne aday olmamızın gizli tutulan koşullarından biri de, teröristbaşının idamının infazını durdurmakmış.
DİLERİZ Kİ TEKZİP EDİLSİN Liderlerin zirvesinden ne karar çıkarsa çıksın, dileriz ki, Portekizli bakanın söyledikleri tekzip edilsin veya "makul" bir açıklama getirilsin. Bütün ters görüşlere ve sert müzakerelere rağmen, biz zirveden zoraki de olsa bir uzlaşmanın çıkacağını sanıyoruz. Zaten kamuoyunun çoğunluğu bu beklenti içindeydi. Özellikle MHP''den büyük fedakârlıklar bekleniyordu. Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli''nin, çok haklı çıkışlarına rağmen, ülkenin hükümetsiz kalmaması için çözüm üreteceği ve uzlaşacağına kesin gözüyle bakılıyordu. "Özveri" dolu bütün bu beklenti ve temennilere, gönülden olmamakla beraber katılmamak elde değil. Ne var ki, Portekizli bakanın açıklamalarını kabullenmek gerçekten de zor
oluyor. Hele, şehit binbaşının cenazesinde, bölücübaşına lanet ve öfke yağdırılırken, "üstü kapalı şart"ı sindirmek daha da zorlaşıyor.

