57''nci koalisyon hükümetini ve ekonominin kurmaylarını kutlamamak elde değil. Ancak, enflasyonda elde edilen düşüşün, vatandaşların satın alma gücüne doğrudan doğruya aksetmesi çok önemli. Yoksa, değeri asla hissedilemez. Yoksa enflasyonu yeniyor muyuz? Belki de, hâlâ kuşkularımız olduğu için, "enflasyonu yeniyor muyuz?" diye yalın bir şekilde soru yöneltiyoruz. Aslında, enflasyonun yüzde yüzlerden bu seviyeye kadar inmesinin müsbet sonuçlarının, kasaya, cebe ve mutfağa aksetmesi gerekiyor. Ne var ki; reel düşüş sadece sanki kağıt üzerinde kalıyor, geniş halk tabakaları bundan yararlanamıyor gibi tuhaf durumla karşı karşıya kalınıyor.
Yüzde yüzlerden... Yüzde yüzlerden düşüşe geçen ve önümüzdeki 2002 yılında tek haneli olacağı kabul edilen enflasyonun seyri gerçekten de hem hayret verici hem de sevindirici. 57''nci koalisyon hükümetini ve ekonominin kurmaylarını kutlamamak elde değil. Dileriz ki, tek haneli enflasyon rakamlarına kavuşuruz.
Zam yüzde kaç Ancak, enflasyonda elde edilen düşüşün, vatandaşların satın alma gücüne doğrudan doğruya aksetmesi çok önemli. Yoksa, değeri asla hissedilemez. Memuru, dar gelirliyi, emekliyi, pahalılığa ezdirmeme politkasını deklâre eden ve uygulayan hükümetin, politikasını gerçekçi rakamlar üzerine oturtması sadece beklenti olmamalı. Yani; özellikle memur ve emeklinin 2001 yılına ait maaş zammının yüzde 20''den aşağı olmaması düşünülmeli. Her ne kadar yüzde 15 veya azami olarak yüzde 18 rakamlarından bahsediliyorsa da, gerçekleşen enflasyon karşısında zammın düşük kalacağı belirtiliyor. Rakam, Maliye, Hazine, DPT ve Merkez Bankası bürokratları tarafından netleştirildikten sonra Yüksek Planlama Kurulu''nda karar verilecek. Öyle anlaşılıyor ki, 2001 bütçesinde, en çok memur ve emeklinin zam oranında sıkıntı yaşanacak. İkinci yarıyıl için ise, yüzde 10''un yanısıra, enflasyon oranına göre, birkaç puan daha zam verilmesi plânlanıyor.
Büyük başarı Dün açıklanan enflasyon rakamlarının, büyük bir başarı olduğu kabul edilmeli. Türkiye, böylece, enflasyonun belini kırarak yüzde 50''nin altına düşme trendini yakalamış oluyor. 1986 ve öncesi rakamlarına dönüşün temelinde, şüphe yok ki, uygulanan ekonomik program yatıyor.
Gözden kaçırılmamalı Kaldı ki, dünyada artan petrol fiyatlarının menfi etkisi de gözden kaçırılmamalı ve Eylül ayı TEFE''de yüzde 2.3 ve TÜFE''de yüzde 3.1 en azından "olumlu" rakamlar olarak değerlendirilmeli. Şimdi, önümüzde kalan 3 ay içinde alınacak başarılı sonuçlar, Türkiye''yi gerçekten de tek haneli enflasyon rakamlarına taşıyabilir. Enflasyonun düşüş trendine rağmen, satın alma gücünün reel olarak piyasalara hakim olması halinde, geniş halk tabakalarının daha rahat nefes alması da sağlanabilir.

