Ne umutlarla çıkmıştık sahaya. İtalya eski İtalya, biz eski Türkiye değildik. Son üç Dünya Kupası’na katılamayan, EURO 2020 şampiyonluğundan beri kimlik arayışında olan Gök Mavililer’e karşı, Dünya Kupası’ndaki hayal kırıklığımıza rağmen umutluyduk. Ama umutlarımız Bursa’da yağan yağmurla akıp gitti. İtalya, evinde Belçika’ya kaybeden kadrodan tam 8 değişik isimle sahaya çıkarken, biz Fransa’ya yenilen ekipte 4 değişikliği yeterli bulmuştuk. Montella yine üçlü savunmayı tercih etmişti.
Çaresizlik içinde
Maalesef hiç savunamadık. Başlama düdüğünün üzerinden henüz 27 dakika geçmişti ki, kalemizde tam üç gol gördük. Koca ilk yarı Donnarumma’yı neredeyse hiç görmeden geçerken, Altay geleni buyur etti! Tabii Altay’a gelene kadar, evlere şenlik defansımız, olmayan orta sahamız, üretemeyen hücum hattımız… Millîlerimiz faul bile yapma fırsatı bulamazken, Montella da kulübede çaresizce izliyordu. İtalyan, İtalya’ya biat etmişti âdeta!
Reçete çok net
İkinci yarıya üç değişiklik, koca umutlar ve bir de erken golle girdik. Tam hayal kuracaktık ki, sadece üç dakika sonra topu bir kez daha ağlarımızda gördük. Maçın başından sonuna kadar ne direncimiz ne inancımız vardı. Oyunun herhangi bir anında ve alanında varlık gösteremedik. Fransa’ya yenilirken başımız dikti, İtalya’ya karşı boynumuz bükük kaldı. İşin kötüsü bunun bir de deplasmanı var. Ya istiklal ya ölüm değil elbet ama Ya toparla ya da yolun açık olsun, Montella...
Maçın adamı: F. Esposito

