Derbi her iki takım için de sezonun en ciddi sınavıydı. Hem Fenerbahçe, hem de Beşiktaş, Avrupa’da ya da ligde bu kadar zorlu bir rakiple karşılaşmamıştı. İki taraf da moralliydi. Üstüne Fenerbahçe’nin ev sahibi avantajı vardı. Ancak Konya, Lyon ve Samsun serisine rağmen sarı lacivertlilerin zayıf karnı, İsmail Kartal’ın tek bir planı olmasıydı. Fenerbahçe, ezber bir oyun oynuyordu ve tüm sistem orta sahada Guendouzi ile Kante’nin direncine, hücumda bireysel yeteneklere endeksliydi.
Kartal söktü aldı
Beşiktaş’ta ise orta saha daha kalabalıktı, skor üretmeye aday isimler daha fazlaydı. En önemli fark ise siyah beyazlıların hücum organizasyonlarındaki zenginliğiydi. Fenerbahçe ezberi üzerinden her iki yarıya da daha etkili başlamış olsa da, Beşiktaş’ın direnci ancak bir karambolle kırıldı. Topla oynama oranı, gol beklentisi, isabetli şut gibi kritik istatistiklerde üstünlük sağlayan Kartal’ın geri dönüşü hiç de sürpriz olmadı.
Penaltımsı yenilgi
Ederson’un kritik kurtarışları, direkten dönen şut göz önüne alınırsa, “Fenerbahçe puan/puanları kaçırdı” yerine, “Hezimetten kurtuldu” yorumu daha akılcı olur. Semedo, Brown, Guendouzi, Oğuz, Greenwood gününde değildi. İsmail Kartal deseniz, bildiğiniz gibi! Son sözümüz de hakeme olsun; Beşiktaş derbilerinde Fenerbahçe’ye hiç galibiyet yaşatmayan Halil Umut Meler de VAR’daki Kwiatkowski de Kerem’in penaltı beklentisine olumlu cevap vermeyerek şaşırtmadı!
Maçın adamı: Ederson

