Bu Fener başka Fener… Liverpool’un gazı, Emre Belözoğlu’nun varlığı, Çorum’da atılan gollerle yeniden yeşeren şampiyonluk hayalleri… Liverpool zaferini tribünden izleyen efsane kaptan, “Ben daha iyilerini yapmaya geldim.” mesajıyla başladı mesaisine. Kazanan Galatasaray’la farkı korumak, kaybeden Amed’e yaklaşmak, ensesindeki Çorum’dan uzaklaşmak gibi birçok kriterin bulunduğu maçta her şeyden önemlisi, camiaya yeniden hayal kurdurmak ve ümit aşılamak gibi bir misyonu vardı Emre Hoca’nın. Nitekim beklentileri aşan bir performans izledik.
İnanın çocuklar!
Eksikler, yorgunlar, formsuzlar vardı ama Belözoğlu’nun sahaya sürdüğü kadro neredeyse hatasız oynadı. Çorum, ilk dakikalarda yakaladığı fırsatı Ramirez’le heba etmese belki farklı bir maç izlerdik. Ancak Greenwood’un açtığı gol kapısını İrfan Can öyle jeneriklik vuruşlarla araladı ki ev sahibinin direnci kalmadı. Belki de uzun yıllar sonra böyle bir Fenerbahçe izledik: Maçı erken koparan, ilk düdükten itibaren taraftarını galibiyete inandıran, her top için savaşan ve gole doymayan…
Bahar uzak değil
Emre Belözoğlu, tam anlamıyla kendisini efsane kaptan yapan karakterini oyuncularına aşılamış gibiydi. Herkes koştu, herkes savaştı. Takımın hızı ve yardımlaşma düzeyi üst seviyedeydi. Sarı-lacivertliler, yetinmeyi bilmeden oynadı. Ne rakibi ne de hakemi umursadılar. Fenerbahçe tamamen sahaya ve oyuna odaklanmıştı. Oyun disiplinine sadık kaldılar. Geri çekilmek yerine daha fazlasını istediler, aradılar. Sonu nasıl olur bilinmez ama bu takım böyle devam ederse Fenerbahçe çağı kaçınılmaz olur.
Maçın adamı: İrfan Can


