23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin kurulduğu, milletimizin kendi kaderine sahip çıktığı ve kula kul olma biçimindeki yaşamın üzerine kalın bir çizginin çekildiği gündür. Tarihin, bu sahifesinin açılmasından bu yana, seksen sene geçmiştir. Yirmiyıl gibi kısa sayılacak bir süre sonra, bir asır olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, bugün nesi varsa, hepsini, taş taş üstüne koyarcasına, bu zemin üzerinde inşa etmiştir. İstiklal savaşı da, Cumhuriyet de, devrimler de, aynı zeminde yerlerini bulmuşlardır. Büyük Atatürk, bugünü, rastgele bayram ilan etmemiştir ve bu sahife hep açık kalsın diye, günü, çocuklara, nesillere ithaf etmiştir.
Şimdi, bu vasiyeti nasıl anlıyoruz, ona bakalım.
Bayramın, ''milli egemenlik'' tarif ve vasfını bir kenara koyup, adeta, çocuklarla ilgili bölümünü uyguluyoruz. Bu, işin, hem kolay ve hem de eğlenceli yönü. Çocukların, üç yaş grubuna varıncaya kadar eğlenmeleri, elbette çok hoş bir şey. Onların yaşama sevincini paylaşmak, büyükleri de tazeliyor. Başlıca bu yüzden olacaktır ki, neredeyse, her okul, her topluluk, kendine göre bir program hazırlıyor ve sonuçta, etkinlikler, Türkiye Cumhuriyeti''nin tarihinde çok önemli bir günü, anlam ve önemiyle anmaktan çok, bir bakıma, festival yarışına dönüşüyor. Eskiden, çocuklara subay üniforması giydirilir ve resmi geçitte yürütülürdü. Şimdilerde ise, biraz daha geniş hayal gücüyle, çocuklar, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamlarına oturtuluyor.
Kimse ne ihtiyaç duyuyor ve ne de sual ediyor. Hele sekseninci yılda, Türkiye Büyük Millet Meclisi''nde neden özel bir oturum yapılmıyor? Neden 23 Nisan 1920''den bu yana, ''Milli Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir'' düsturunun gösterdiği yolda alınan mesafeler anlatılmıyor? Neden, o günlerin cana heyecan veren rüzgarları, bir tören süresince de olsa, tazelenerek estirilmiyor? Neden TBMM, üniversiteler ve araştırma merkezleri yayın yapmıyor, yayınlarını sergilemiyor? Neden, içeride ve dışarıda ''Milli Egemenlik'' sempozyumları düzenlenmiyor? Neden Türkiye Cumhuriyeti''nin gerçek kimliği, bütün şavkıyla, ondan gözünü kaçırmak isteyenlerin üstüne tevcih edilmiyor?
Şayet, Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle, yoğun kulis faaliyetiyle yüklü olunduğu, mazeret olarak ileri sürülecekse, bunu duymamış olalım ve çocukları eğlendirmeye devam edelim, daha iyi.

