Önceleri Batı''da başlayan AGİT rüzgârları, bugünlerde, ta Kırgızistan''da esiyor. Bu rüzgâra kapılmayan yok. Türkiye, 1975 Helsinki''den bu yana bu havaları yaşıyor ve bu havalara biz o kadar alıştık ki, son kırk yıla yakın zaman içinde Türk siyasi sahnesinin baş aktörü olan Sayın Cumhurbaşkanı bile, İstanbul Zirvesi''ni kapatırken, Nazım Hikmet''in dizelerini hatırladı.
AGİT; bugünkü haliyle, ne bir Pakt ve ne de bir Konvansiyondur. AGİT, Birleşmiş Milletler''den daha spesifik olarak, uluslararası ilişkilere hakim olması gereken temel prensipleri, normları ortaya koyan ve üyelerinin de kendi milli sınırları içinde, demokrasiyi benimseyen insan haklarını gözeten ve hukukun üstünlüğünü ön planda tutan, samimi ve bir uygulama içinde olmalarını öğütleyen, bekleyen bir forumdur. Bu forum içinde yer almak, artık bir uygarlık ölçüsüdür. Buradaki ölçüler, Paktların, Birliklerin üstünde, adeta evrensel değerlerdir. İşte, rüzgârın kuvveti buradan gelmektedir. Yoksa, AGİT''te kararlar konsensüs ile alınıyor, ayrıca yaptırım gücü de yok, dolayısıyle, topluluk gevşek bir organizasyon olmaktan öteye geçmez demek, yanıltıcıdır.
Rusya Federasyonu örgütün içinde olmakla beraber, anlaşılan, henüz künhüne varamadı. Bu anlayışla olacaktır ki, Zirve''de, Başkan Yeltsin, Çeçenistan Rusya''nın iç işidir, burada konuşulmasına yer yoktur gibi, alışılmış sert bir çıkışla işe başladı. Filvaki, AGiT''teki karar mekanizmasının gereği olarak, Çeçenistan konusu, ortak bildiriye yuvarlatılmış olarak geçtiyse de, toplantıda Rusya, kimsenin ağzını kapatamadı. Başta Amerika olmak üzere, katılımcıların çoğu, Rusya''ya mensup olduğu forumun vazgeçilmez normlarını münasip şekilde hatırlatmaktan geri kalmadılar. Başkan Yeltsin, arkasında heyetini bırakarak, toplantıyı terketmekten başka çare bulamadı. Ortak bildiri yuvarlak da olsa, neticede maksat hasıl oldu. Bu, şunu gösteriyor: Herkesçe kabul edilen ölçütlere, artık Rusya bile karşı çıkamıyor. Kosova''da da, sonunda böyle olmadı mı? Temenni edilir ki, Rusya''nın, Zirve''de içine düştüğü durum, eti budu belli Ermenistan''a da iyi bir ders olur ve ağababası Rusya''nın desteğiyle, Azerbaycan topraklarının beşte birini hâlâ işgal altında bulundurup, bir milyon insanı, yıllardan bu yana sefaletle mahkûm etmenin, kendisi için hiç de çıkar bir yol olamayacağını, Ermenistan da, sonunda anlar. Aksi halde, Ermenistan''ın AGİT içinde yer alması, göstermelik olmaktan öteye geçmez ve MİNSK Grubu içinde de kimseyi ilanihaye oyalayamaz.

