Kaydet
a- | +A

Dışişlerimiz, bir türlü benimsemediği Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansını (TİKA) nihayet başından attı. Nasıl mı?

Son defa, 57''nci Hükûmetin kurulmasıyle eş zamanlı olarak, Başbakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanlığı''nın onayı ile, TİKA; Dışişleri Bakanlığı''ndan alınarak, Başbakanlığa ve fiiliyatta da, Başbakanlık adına, Devlet Bakanlığı''na bağlanmış bulunmaktadır.

Halbuki, TİKA, 480 sayılı Kanun hükmündeki kararla, Dışişlerine bağlı özerk bir kuruluş olarak teşkil edilmişti. Temel amaç, Sovyetler Birliği''nin dağılmasından sonra, bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ve Kafkasya Cumhuriyetleriyle Karadeniz çevresinde ve Balkanlarda, bağımsız ülkeler olarak uluslararası camiaya katılan, Ukrayna, Moldova, Hırvatistan, Bosna Hersek ve Makedonya''nın, düzen değişikliği (transformation) süreci içindeki çabalarına yardımcı olmak ve özellikle, iktisadi kalkınmalarında, Türkiye''nin, başarılı deneyimlerini kendileriyle paylaşması idi. Bu meyanda, keza TİKA vasıtasıyle, Orta Asya Cumhuriyetleri ve Azerbaycan''la olan tarih ve kültür birlikteliğini, yeni nesillere tanıtmak, gelecek nesillere de mal edecek biçimde, yeni ufuklara taşımak da, hedeflenen yeni istikametler arasında yer almakta idi.

İlk günlerde, muhtelif kuruluşlarımızın, ferden yürütmeye çalıştığı geniş kapsamlı bu faaliyetin, mümkünse koordineli olarak toparlanabilmesi için, süratle örgütlenmeye ihtiyaç vardı. İşte TİKA, böylesine önemli bir dış politika hedefinin bir nevi uygulama aracı olarak düşünülmüştü. Bu hüviyetiyle, TİKA, görev alanına giren ülkelerde, Türk dış politikasının etkin bir icra vasıtası olarak hareket edecekti. Esasen, Japonya''da, Hollanda ve Belçika''da olduğu gibi, daha birçok ülkede, her türlü dış kalkınma yardımları, Dışişlerine bağlı TİKA misali özerk kuruluşlar marifetiyle, bugün de yürütülmektedir. Dolayısıyle, TİKA''nın, kuruluş kanununda, Dışişleri Bakanlığı''na bağlı olarak düşünülmesi, tesadüf değildi.

Halen, ilgili ülkelerin hemen tamamında, irtibat büroları bulunduran TİKA vasıtasıyle, iktisadi, ticari ve teknik yardımların, Türk Dışişleri adına yapılmakta olduğu biliniyordu. Bu yönüyle, TİKA, Dışişlerinin ve dış politikanın ayrılmaz, entegral bir parçası idi. TİKA, dış politika öncelikli yardımlarıyle, ilgili ülkelerle Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin de yapımcıları arasında yer alıyordu.

TİKA vasıtasıyle, dış politikamızla hem-ahenk olarak, ilgili ülkelere, bugünlerde, artık unutulmaya yüz tutan çok önemli, alt yapı niteliğinde hizmetler götürülmüştür. Özellikle, Orta Asya Cumhuriyetleri dünya ile iletişimi TİKA ile sağlamışlardır. Yeni düzene geçişi sağlayacak kadroların yetiştirilmesinde, TİKA birinci derecede etkin olmuştur. TİKA, birçok ülkede, ulaşım, sağlık ve tarım alanlarında, ülke çapında master planların oluşturulmasına öncülük etmiştir. Bölge ülkeleri halklarıyla olan kültür ortaklığının, çeşitli etkinliklerle, ortaya çıkarılmasında TİKA, araştırma ve yayın yoluyla, vazgeçilmez bir enstrüman olarak hareket etmiştir. Orta Asya''da, Türkiye Türkçesi''nin yaygınlaştırılmasında ve okullaşmada TİKA, görev ve sorumluluklar üstlenmiştir. Orhun kitabelerinin restorasyonundan, Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak ortak üniversitesinin kurulmasına varan uzun vadeli ve nesillere hitap eden faaliyet manzumesi içinde, TİKA, hep icracı olarak roller almıştır. Ukrayna''da, Balkanlar''da TİKA, Türk dış politikasının arazideki öncüsü olmuştur. Savaş sonrası, Bosna Hersek''in yeniden rehabilitasyonu için, uluslararası camianın başlattığı hareketin içinde, Dışişlerimiz adına yer alan TİKA, günümüzde, bu deneyimlerini Kosova''da kullanmaya hazırlanıyordu. Gerçekten, silahların susacağı ertesi gün, Kosova''da başlayacak ilk iş, ülkenin iktisadi ve sosyal bakımdan süratle imar ve rehabilitasyonu olacaktır. Bunu, Arnavutluk ve Makedonya''nın rehabilitasyonu takip edecektir. Başta, Avrupa Birliği olmak üzere, Batı''nın, bu amaç için, yaklaşık 5-6 milyar dolarlık bir kaynak tedarik etmek hazırlığı içinde olduğu biliniyor. Bu müstesna fırsattan nasıl yararlanacağız?

Dışişlerimizin, bu derece önemli asli görevinden uzaklaşması ve yetkilerini Devlet Bakanlığımıza devretmesi nasıl izah ediliyor? doğrusu bilemiyorum. İnşallah öğreniriz.