Kaydet
a- | +A

Bizde medya, her konuyla ilgili, ama en çok dış politikayla. Hiç şüphe yok ki, dış politika dahil, hiçbir konu, kimsenin tekelinde değildir ve olamaz. Yalnız benim gözlemime göre, dış politikanın, anlaşılan başka bir gizemi ve cazibesi var. Hemen herkes, hayal gücünü kullanarak, Türkiye''nin dış politikasını irdeliyor, yorumluyor ve yol gösteriyor. Bu, sadece gazetelerin muteber köşelerinde yapılmakla kalmıyor, örneğin, televizyonlarda belli kanallar, belli kadro ile, haftalık oturumlar yapıyorlar.

CNN''in 29 Mayıs günü akşamki oturumunda, yine, Hürriyet''ten Sedat Ergin, Milliyet''ten Fikret Bila ve Radikal''den İsmet Berkan''ı izledim. Üçü de, her zamanki gibi, meslekteki yer ve değerlerini ortaya koyan konuşmalar yapıyorlardı. Sedat Ergin, daha diplomatik, İsmet Berkan daha dobra ve Fikret Bila ise, ihatalı, düzgün ve tutarlı idi.

Konu, 9''uncu Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel''in ayrılmasından sonra, Orta Asya ve Kafkaslar''ın ne olacağı idi. Konuşmacılara göre, bölgede, Türkiye açısından, gözle görülür bir boşluk yaşanmakta.

Değerli yazarlarımız, her şeyden evvel, bölgedeki lider ve yönetimlere, Türkiye''nin Orta Asya ve Kafkasya politikasının kişilere veya kişiye bağlı olduğu mesajını vermiş oluyorlardı.. Yani, aslında Hükümetin belli bir politikası yok, fakat işi, örneğin Sayın 9''uncu Cumhurbaşkanı kişisel olarak yürütüyor veya yönlendiriyordu. Bu muhakemeden hareketle, şimdi Orta Asya ve Kafkas ülkeleri liderleri, hiçbir şeye el atmayacak, yeni Cumhurbaşkanı''nın tayin edeceği hareket tarzı belli oluncaya kadar bekleyecekler. Görülüyor ki, bir lidere ve onun karizmasına hayranlık ifade edeyim derken, yürüyen bir bandı, farkına varmadan durdurmuş oluyoruz.

Sayın yazarlarımız da gayet iyi biliyorlar ki, mukayese bazı olarak aldıkları merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal dönemi de, Sayın Süleyman Demirel dönemi de, Cumhurbaşkanlığı yetkilerinin kullanılmasında kişisel inisiyatifin hakim ve bariz olduğu dönemlerdir. Şimdilerde bu uygulama, belki de normal sınırlarına çekilecek ve Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar''daki dış politikanın, Hükümetin işi ve sorumluluğu olduğu kabul edilecektir. Hükümetin, Orta Asya''yı sahipsiz bırakmak gibi bir riski alıp almayacağı da görülecektir. Dolayısıyla, yapılacak şey işin sahibi Hükümeti göreve davet etmek olmalıdır.

CNN''deki oturuma katılanlar, 30 Mayıs günkü Milli Güvenlik Kurulu''nun, sadece tahmin ettikleri gündemini de gözden geçiriyorlar. Çıkabilecek kararlar ve alınabilecek önlemler hakkındaki görüşlerini belirliyorlar, bir bakıma, Kurul''a fazla bir iş bırakmıyorlar.

Biz, anlaşılan, fazla ihtiyatlı idik. Bakanlıkta aktif görevde olduğumuz zamanlarda bile, hemen tüm bilgi ve verilere âgâh olduğumuz halde, başında olmadığımız departmanın işleri hakkında, iyi niyetle, yardımcı olmak adına da olsa, hüküm vermez, yorum yapmazdık.