Kaydet
a- | +A

İlk nazarda, NATO''nun, Kosova''da kararsız davrandığı izlenimi ediniliyor. Ancak bu doğru mu? Kanımca değil. Zira, NATO''da kararın oluşturulmasında aşikâr ağırlık sahibi Amerika Birleşik Devletleri, kendi iç ve dış politika önceliklerine vurarak, Kosova''da topyekûn bir kara harekâtını başlatmayı, şu sırada uygun bulmuyor.

Kosova''nın haritadaki yerini bile bulmak için araştırmaya ihtiyacı olan, uzaklardaki Orta Amerika seçmenlerine, Avrupa için savaşmayı anlatmak pek kolay olmasa gerek. Başlıca bu nedenle, işin daha başından itibaren, Amerika''nın çizdiği bir çizgi var. Teknoloji ile bombardımana evet, fazla zayiata hayır. Her türlü hesabı, zayiat vermemeye dayalı bir savaş, sonuç alamadan uzayıp gidiyorsa, bunda şaşılacak ne var?

Amerika, hâlâ bu çizgide. Bu yüzden de, son zamanlarda diplomasi yine ön plana çıkmış gözüküyor.

Rusya''yı, medeni âlemin bir parçası haline getirmek için bunca çaba sarfeden ve maddi fedakârlıklarda bulunan Amerika, bu ülkeyi de oyuna, egzersize dahil etmek amacıyle, müzakereleri, neredeyse, münhasıran Rusya ile yürütmektedir. İtalya ve Almanya''dan yükselen ve bir bakıma oyunbozanlık olarak nitelendirilen seslerden sonra, İngiltere dışında, müttefiklerin adları artık okunmaz oldu.

Rusya, Sırplar''ı da kollayarak, Kosova''da önce ateşkesi sağlamak ve arkasından da, konuşlandırılacak uluslararası gücü, sivil ve askerî gibi, ikiye bölmeye ve neticede tesirini azaltmaya çalışmaktadır. Öte yandan Rusya, gücün, NATO ağırlıklı olmasına da mukavemet etmektedir. Amerika''nın kara harekâtına niyeti olsa, bu nev''iden oyalama taktiklerine bile bile lades der mi?

Avrupa''ya gelince, elli yıl boyunca, sadece Sovyet tanklarını önleyecek siperlere alışmış olan kuvvetlerin, ileri komuta kontrol donanımlariyle, memleket harici operasyonlara, yeteri derecede hazır olmadıkları anlaşılıyor. Neticede Amerika, Avrupa''daki fiili varlık ve askeri üstünlüğünü, Avrupa''ya karşı mukabil bir ağırlık (leverage) olarak kullanmaktadır. Yani, Avrupa''nın güvenlik ve istikrarıyle birinci derecede ilgili Kosova''da, ancak bu kadarını yapmaktadır. Şimdilik fazlasına gerek görmemektedir.

Şimdi, Amerika''nın kendi global çıkarları açısından sergilediği bu tutumdan, herkesin bir ders çıkarması lâzım.

Biz, elli yıldır NATO''ya, en güç cephede hizmet ediyoruz. Bundan önemli yararlarımız da, şüphesiz oldu. Ancak, önce Bosna, arkasından Kosova ile, gözleri açılan Avrupa, bu defa, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği adı altında yeni bir hüviyet edinmenin artık zamanı geldiğini idrak ederken, bizim geçmiş hizmetlerimizi göz ardı etti. Avrupa Birliği''ne ve BAB''a henüz tam üye değiliz diye, son Washington Zirvesinde bize kök söktürdüler. En yüksek düzeyde, ısrarlı girişimler sonucu bildiriye ancak bir rezerv koydurabildik. Bunun, bizim için yeterli bir güvence olup olmadığını da, uygulamada göreceğiz. Söylemek istediğim; önümüze konulan haritada bize çizilen yola iyi bakalım, bizi nereye götürür? Ne alacağız ki ne verelim?