Kaydet
a- | +A

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği''nin (TÜSİAD), Haziran 1999 tarihi itibariyle, "Türkiye-Rusya İlişkilerindeki Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlığı altında yayınlamış olduğu kitaptan ve bu yayın içinde ortaya konulan görüşlerden bahsetmek istiyorum.

Kitabın, ilgili çevrelere ulaşmış olduğu muhakkak olmakla birlikte, henüz bu incelemeye bakmak fırsatını bulamayanların bilgisi için, amaç ve içerik hakkında, özet halinde de olsa, benim şahsen çıkarabildiğim bazı temel istikametlerin, burada, altını çizmekte yarar görüyorum.

Her şeyden evvel, kitabın yazarları, Sayın Dr. Mensur Akgün ile, Sayın Turan Aydın''ı kutlamak gerekir. Türk-Rus ilişkilerinin, tarihte ve günümüzde geçirmiş olduğu istihaleyi, etkilendiği konjonktürü ve karşı karşıya bulunduğu, yapısal denilecek nitelikteki katılıkları, vukufla tahlil etmiş ve son derece gerçekçi ve mantıki sonuçlar çıkarmışlardır. Bir bakıma, giderek gelişme istidadı gösteren ve her iki tarafın, uzun vadeli çıkarlarına hizmet edecek nitelikte, geniş kapsamlı iktisadi ve ticari işbirliği imkanları varken, gereksiz yere, siyasi bazı engellere takılmanın, pek akılcı olmayacağı mesajını vermeye çalışmışlardır. Bu bağlamda, Boğazların, Türk-Rus ilişkilerinin seyri üzerinde oynadığı birinci derecedeki rolün önemini vurgulayan yazarlar, günümüzde, petrol ve gaz boru hatları gibi çok yönlü, fakat hem rekabet ve hem de işbirliği konusu olabilecek yeni ufuklarda yol almaya çalışırken, Boğazları bir baskı unsuru olarak kullanmak yerine, işbirliğinin vazgeçilmez bir unsuru haline dönüştürülmesini öğütlemektedirler.

Yazarlar, Rusya ile mevcut ve olabilecek işbirliği alanlarını hatırlatırken, siyasetin, uzun vade içinde, ister istemez bunlara endekslenmiş olacağını ve Türkiye''de çıkar gören Rusya''nın, sözü ve tesiri olan hallerde, Türkiye''yi kollayacağını, isabetle ileri sürmektedirler. Rusya ile kolay vazgeçilemeyecek türden ilişkilerle mücehhez Türkiye''nin, Orta Asya ve Kafkas Cumhuriyetleriyle, Balkanlarda bile, daha ileri etkinliklere sahip olabileceğini hatırlatan yazarlar, artılar meyanında, Rusya ile, dış ticaretini, bavul ticaretini, inşaat ve taahhüt hizmetlerini, enerji alışverişini, turizmi ve taşımacılığı saymaktadırlar.

Gerçekten, Rusya''da son defa yaşanan krize rağmen, 1998 rakamlarına göre, Türkiye''nin Rusya''ya ihracatı, 1.348 milyon dolar, Rusya''dan ithalatı ise, 2.155 milyon dolar olmuştur.

Bavul ticaretinde, Türkiye, 10-12 milyar dolara varan değerleri yakalamıştır. Halen bu düzey epey aşağılara inmiş bulunuyorsa da, bavul ticareti sayesinde, hem Türkiye''de, kendine özgü birçok yan sektör teşekkül etmiş ve hem de Türk malları, Rusya''da müstehlik tercihi haline gelerek, daha büyük boyutlardaki ticaretin kapılarını aralamıştır. Moskova''da kaliteli Türk malları sergileyen süpermarketlerin açılışını, bir bakıma bavul ticareti hazırlamıştır.

İnşaat ve taahhüt hizmetlerinde, Rusya bilinen nedenlerle, daralan Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarının, süratle yerine geçmiştir. 1998 rakamları ile, Rusya''da, toplam 138 Türk firması, 9 milyar 246 milyon dolarlık 538 proje üstlenmiştir. Özellikle Moskova''da Türk taahhüt girişimcileri, başlı başına tercih haline gelmişlerdir.

Turizmde Rusya, Türkiye için çok önemli bir mahreç oluşturmuştur. 1997 yılı itibariyle, Türkiye''ye gelen Rus turist sayısı bir milyonun üzerindedir. Rusya''da, serbest piyasa ekonomisinin nimetlerinden ustaca yararlananların sayısı arttıkça, Türkiye''ye yönelecek ve önemli harcamalarda bulunacak turistlerin sayısı da artacaktır.

236 trilyon metre küplük doğalgaz ve 19.6 milyar tonluk petrol kaynaklarına sahip Rusya''dan Türkiye, 1986''dan itibaren petrol ve doğal gaz almaya başlamıştır. 1998 rakamlarına göre, Rusya''ya doğal gaz için ödenen meblağ 500 milyon doların üzerindedir. 1984 tarihli doğal gaz anlaşmasıyla, sadece gaz ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamakla kalmayıp, bu yolla, Türk ihraç ürünleri ve taahhüt hizmetleri için Rusya pazarının, bugün ulaşılan, yolu açılmıştır. Halen, yıllık petrol tüketimi 30 milyon ton ve gaz tüketimi de 15 milyar metre küp civarında seyreden Türkiye, Rusya için, vazgeçilmez bir işbirliği ortağıdır. Rusya, 2010 yılında, 1300 kilometrelik Karadeniz-Samsun-Ankara hattında, Türkiye''ye 16 milyar metre küp doğal gaz taşıyacak mavi akım (Blue Stream) projesini, boşuna, ısrarla takip etmiyor.

Buradan, Ruslarla aramızda uyuşmazlık veya çıkar çatışması niteliği taşır gibi gözüken boru hatları konusuna geçmek istiyorum. İlişkilerimizin bu veçhesine ilişkin, değerli yazarlarımızın görüşlerini, müteakip yazımda özetlemeye çalışacağım.