Kaydet
a- | +A

TÜSİAD''ın yayınlamış olduğu, "Türkiye-Rusya İlişkilerindeki Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri" adlı kitapta, Hazar havzası petrolleri ve boru hatları konusunda verilen bilgiler ve ortaya konulan görüşler özetle şöyledir:

- Hazar havzasında petrolün varlığı 8. yüzyıldan bu yana bilinmektedir. 15. yüzyıldan bu yana da Bakü''de petrol çıkarılmaktadır. 19. yüzyılın başından itibaren ticari önem kazanan Azerbaycan-Hazar petrolleri sayesinde, 1917''lerde Rusya, dünyada en büyük petrol üreticisiydi. 1927''lerde yılda, yaklaşık 7 milyon ton petrol üretilen Azerbaycan''da, bu düzey, 1941 yılında, bir daha erişilemeyen 24 milyon tona çıkmıştı. Azerbaycan''ın, halihazır petrol üretimi, yıllık 10 milyon ton civarındadır.

- Bölgede, ikinci önemli petrol üretici ülke, Kazakistan''dır. Sovyetler Birliği zamanında, 1970''lerde yılda, ortalama 12 milyon ton petrol üretilen Kazakistan''ın, halihazır üretimi, 25 milyon tondur. Bunun, 1998 sonu itibariyle, 30 milyon tona çıkarılması planlanmıştı.

- Gelecekteki üretim düzeyleri hakkında yapılan tahminlere baz oluşturmak bakımından, bölgedeki rezervler de şöyledir: Uluslararası Enerji Ajansına göre, bölgedeki, ispatlanmış petrol miktarı, 15-40 milyar varil arasındadır. Buna, 75-150 milyar varillik potansiyel rezervler de eklenmektedir.

- Önümüzdeki yıllar itibariyle, üretim ve ihracata bakıldığında, şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır:

- 2000 yılında, Hazar havzası petrol üretimi tahmini, 70-80 milyon ton, ihracat ise, 30-35 milyon tondur. 2010 yılında, bu rakamların, sırasıyle, 140-190 ve 75-120 milyon tona ulaşması beklenmektedir.

Şimdi, bu projeksiyondan hareketle, bölgede mevcut taşıma şebekesine ve taşıma kapasitesine bakalım.

- Birinci derecede, Bakü-Ceyhan hattına rakip olabilecek hatlar üzerinde durmak gerekecek. Bu bağlamda, ilk hatıra gelen hat, Bakü-Novorossisk hattıdır. Aslında, önceki yıllarda, Sovyet ham petrolünü Azeri rafinerilerine taşımak için kullanılan bu hat, tamir edilerek, ters çalıştırılmaya başlanmıştır. 1400 km''si Rus topraklarında kalan Bakü-Novorossisk hattı, 1977 yılı içinde, ancak cüz''i sayılabilecek miktarda petrolü Novorossisk''e taşıyabilmiş ise de, tevsi ile, kapasitesinin, yıllık, 17 milyon tona çıkarılması öngörülmektedir.

- Bakü-Supsa hattı, bölge petrollerini Karadeniz''e taşıyacak, bize rakip, diğer bir alternatiftir. Şimdilik, sınırlı miktardaki Azeri "erken üretim" petrolünü taşımakta olan bu yeni hattın terminal kapasitesi, 10 milyon ton/yıl olmakla beraber, 1-1,5 milyar dolarlık bir yatırımla, bunun, 50-70 milyon tona çıkarılması düşünülmektedir. Tankerlerin, uzakta dolum yapabilecekleri terminaller bu seviyeye getirildiklerinde, herhalde, Bakü-Supsa, ana ihraç hattı olacaktır.

- Üçüncü önemli rakip, Hazar Boru Hatları Konsorsiyumu (CPC) projesidir. Kazakistan ve Rusya ile birlikte, Oman''ın da ortak edildiği proje çerçevresinde, boru hatlarının inşasına 1992 yılında başlanmıştır. Bu hat ile, Kazak petrollerinin yine Karadeniz''e, Novorossisk''in hemen yakınındaki Ozereyevka terminaline taşınması öngörülmektedir. Daha çok, Kazak Tengiz petrolleri için düşünülen hattın, hayata geçirilmesinde, bazı finansal sorunlarla karşı karşıya bulunulmasına rağmen, hattın, 2001 yılında faaliyete geçmesiyle, 28-30 milyon ton kapasite ile çalışacağı ve bu kapasitenin, ileriki yıllarda, ilave yatırımlarla, 60-70 milyon tona çıkarılacağı ifade olunmaktadır.

Bu koşullarda, Bakü-Ceyhan hattına geçerlilik kazandırmak için elimizde mevcut kozlarımızı iyi oynamamız, iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Boğazlar, bizim için, hem siyasi ve hem de iktisadi önemli bir dayanaktır. ABD''nin de projeyi desteklemesi, azımsanmayacak siyasi bir güçtür. Ancak, bunun yeterli olmayabileceği anlaşılıyor. Başta, Bakü-Ceyhan''ın, pazar, liman ve kapasite üstünlükleri olmak üzere, rakip projelere kıyasla, ekonomik bakımdan, tüm ilgili çevreler için, geçerli bir tercih olduğunu, herhalde kanıtlamamız gerekiyor.