Kaydet
a- | +A

Depremin derin acılarını ve büyük maddi ve manevi sıkıntılarını yaşamakta olduğumuz şu sırada, dostlarımızın yakın ilgisi, en büyük tesellimiz. Bizim göreneklerimize göre, çok veren maldan, az veren candan derler. Bu itibarla, böyle günde, falan ülke çok, öbürü az ilgilendi denmez. Hepsi makbuldür, hepsi için müteşekkiriz.

Ancak, yine de dostlar arasında öyleleri vardır ki, onların yeri doldurulamaz. Pakistan, bu nitelikteki dostlarımızın başında gelmektedir. Çok yakın ilişkiler sürdürmekte olduğumuz ve iyi, kötü günlerinde hep yanlarında olduğumuz birçok yakın komşu ve dostlarımızın şimdiye kadar düşünemediğini, Pakistan düşünmüştür.

Pakistan''ın, yüreği insan ve özellikle Türk sevgisiyle dolu, aydınlık Başbakanı Mohammed Nawaz Sharif, 26 Ağustos Perşembe günü, özel uçağıyla, günübirliğine, Türkiye''ye gelmiş ve İstanbul''la birlikte, depremin en çok yıktığı İzmit, Adapazarı ve Yalova''yı gezmiş, Türk kardeşlerinin acılarını paylaşmış, onları dinlemiş ve ayrıca yetkililerden bilgi almıştır.

Bilinmelidir ki, böylesine bir jest, ancak Pakistan''a mahsustur. Başbakan Nawaz Sharif''in, yıllardan bu yana, ülkesinde vermekte olduğu müstesna insancıllık örneklerini ve halkıyla dayanışma halinde, onların, yine de çok iddialı olmayan refahı için gösterdiği numune çabaları şahsen bildiğim ve kendisine yakın denecek ölçüde tanımak fırsatını bulduğum için, bu vefasını, yine onun namına çok doğal buluyorum.

Nawaz Sharif''e, kendisi istemediği gibi, biz de, diğer birçok yakın dostlarımıza yaptığımız gibi, şimdiye kadar, ne maddi herhangi bir imkân sağladık, ne de Güneyin müstesna köşe ve kıyılarında, araziler, arsalar ve malikhaneler tahsis ettik. Aslında, değil Başbakan Nawaz Sharif''in, Pakistan''da, sokaktaki insanın bile, bizden hiçbir beklentisi yoktur ve geçmişte de olmamıştır. Türkiye''ye ve Türk insanına muhabbet, Pakistan''da, adeta, insanların bilincine, neredeyse daha doğuştan işlenmiştir dersek, yine de mübalağa sayılmaz. Bunu, orada görev yapanlar değil, bir iki günlüğüne yolu düşenler bile çok iyi bilirler. Pakistan''da ne Büyükelçi olmaya, ne diplomat olmaya gerek yoktur. Türk olmak yeter. İşte, öyle zannediyorum ki, Başbakan Nawaz Sharif, Türkiye''ye olan samimi kişisel mecburiyetinin yanında, o yiğit ve yürekli halkının gerçek hissiyatına tercüman oluyor.

Bir de Türkiyemizde herşeye yön veren medyamıza bakalım. Nawaz Sharif''in bu ziyareti ve jesti, bir iki gazetenin, ancak iç sahifelerinde, beş on satırlık haber halinde yer aldı. Allah''tan, Pakistan karşılık beklemiyor, yoksa bu, karşılık değildir. Ülkede, aynen Pakistan''da olduğu gibi, herkesin Pakistan muhibbi olması beklenir. Üstelik bu, bir şeye de mal olmayacak. Medyamız, herhalde, bu ortamda hükümetle ve özellikle Sağlık Bakanıyla uğraşmaktan, Nawaz Sharif''i ve yaptığını göremedi.