Kaydet
a- | +A

Geçen haftaki Ankaragücü, Beşiktaş maçında son dakikalarda gelen goller, yorumlarını noktalamış spor yazarlarını çok kısa süre içerisinde yeniden gözden geçirmek gibi çok zor bir telaşeye soktu. Ben de zihnimi ve dikkatimi yazıdaki değişikliğe yoğunlaştırmış iken, Ünal''ın sakatlandığı pozisyonu gözden kaçırmış oldum. Çok daha önemli pozisyonlarda bile, böylesine hatalara ne yaparsınız ki, meslekte her zaman düşülebiliyor. Doğru mantık üretebilen okuyucularım da takdir edecekler ki, Ünal''ın çıkmasından sonra hem Ankaragücü hem de Beşiktaş açısından maçın ne yönde geliştiğinin irdelenmesi önem taşıyordu. Gerçekten, o şekilde veya bu şekilde Ünal''ın oyun dışı kalmasından sonra Ankaragücü orta sahasında büyük bir boşluk oluşmuş, bu boşluktan savunmanın üzerine binen Beşiktaş baskısı sonucu hata üstüne hata yapan Ankaragücü savunması yüzünden peş peşe gelen gollerle Beşiktaş maçı, kotarmıştı. Yazımızın o bölümünde sağlıklı bir tespitle maçın bu önemli ayrıntısını okuyucularımızın bilgisine tam bir isabetle sunduğumuz da bir vakıadır.

* * * Burnunu Trabzon plakalı kamyonun "tıslayan" lastik sibobuna dayamış Temel''in ensesine şoför yapışıp sormuş. "Ne yapayusun hemşerum?" Temel''in cevabı. "Memleket havası alayurum." Bize de dün G.Saray 19 Mayıs Stadı''nda buram buram dumanı üstünde Avrupa havası koklattı. Egzantrik bir meterolojik olay. Ben onca yıldır aşinası olduğum 19 Mayıs Stad havasında böylesine bir meterolojik hava koklamadım.

Geçen hafta Erzurumspor''un maçı çirkinleştirmeden açık futbol oynaması kamu oyundan takdir ve tebrik aldı. G.Saray gibi bir takıma oyunu çirkinleştirmeden açık oynamanın bedeli sadece takdir ve tebrik olabilir, üç puan asla.

G.Saray gibi takım dedik. Gerçekten onca önemli eksiğe rağmen bırakın zaafiyeti aksine güçlenen, gençleşen bir G.Saray vardı dün sahada. Uzunca bir zamandan beri yedekte bekleyen Bülent''li, Fatih''li defansın muhtemel aksamalarına karşı orta sahadan sağ ve sol kanatlara hızlı top çıkararak Ümit Karan, Nihat ve Hakan Biçici ile Taffarel''i avlamaya çalışan diri G.Birliği''ne, G.Saray misliyle tempo ve sürat koydu. G.Birliği zaman zaman defans adamlarının hatalarından dolayı sağ ve sol kanatlardan sayı olarak az da olsa sonuçsuz ataklar gerçekleştirdi. Bunların en tehlikelisi bize göre 29. dakikada Ahmet''in ceza sahası içinde Ümit Karan''ı iterek düşürmesiydi ki, bize göre pozisyon kırmızı kart ve penaltıydı. Maçın en karakteristik yanı orta sahada çoğalarak koç gibi tokuşmasıydı adeta. Bu mücadelede G.Saray''ın, dört savunma adamını çakılı oynatan ve markaj yaptıran G.Birliği karşısında zorlandığını söylemeliyiz. Fatih hoca özellikle Hasan Şaş''ı sık sık alan değiştirterek markajdan kurtarmaya çalıştı. Hakan ise hem Avrupa''da hem de Türkiye''de zaten kafasını çalıştırıyor markajdan etkilenmiyor.

İkinci yarıda Pecze, "Oyunu rakip sahaya yıkın, presin dozunu yükseltin" talimatını verdi. Bu dakikadan sonra staddaki Avrupa havası taraftarı titretici bir Anadolu yani G.Birliği ayazına dönüştü. O Emre''ler, Suat''lar, Okan''lar, Hakan''lar bu ayazın karşısında büzüldüler, küçüldüler. Biz de tribünde donduk. İlk yarıda başa baş biraz da G.Saray ağırlıklı oyun, ikinci yarıda tam anlamıyla G.Birliği''nin baskısına dönüştü. Zaten G.Birliği öteden beri G.Saray''ın belalısı olarak bilinir. Avrupa havası ile Türk havası dün 19 Mayıs Stadı''nda eşit ölçüde atmosferi etkilediler. İkisine de teşekkürler.