Alo alo orası neresi? Alo burası Fener Cumhuriyeti.
...
Yönetimiyle, futbolcu trafiğiyle, teknik direktör değişim süratiyle, dayakçı taraftarıyla Fener Cumhuriyetimiz kıpır kıpır. Yani sürekli bir seyrü sefer hali söz konusu. Yani sürekli istikrarsızlık. Son dönemlerin moda deyimiyle siz bana "Ne olacak bu Fener''in hali" derseniz, ben de, "Ne olacak bu memleketin hali?" şeklinde karşılık veririm. Fener''e bak, memleketin halini, memlekete bak Fener''in halini gör. Aynısının tıpkısı. Ülkemin dertleri gibi Fener de yerlerde sürünüyor. İsterseniz, "pesimistsin kardeşim" deyin. Ama istikrarsızlığın başarı getirdiği hiçbir yerde görülmemiştir. Hem ülkemin, hem Fener''in hali ümitsiz vak''a.
Bence sahaya ilk yarı boyunca sağanak halinde yağan kar aslında Fener''e yaradı. Zira önceki tecrübelerimiz 19 Mayıs Stadı''nın G.Birliği''yle oynayan Fener için her seferinde kâbuslara yol açtığı yönündedir. Denilebilir ki karlı zemine kapaklanmaktan, yüzüstü sürüklenmekten oynamaya fırsat bulamayan G.Birliği büyük takımlar karşısında her zaman ulaştığı konsantrasyon ve yüksek motivasyona bu sefer ulaşamadı. İstediği ve o geleneksel baskılı, tempolu, presli, yardımlaşmalı oyun düzenini bir türlü kuramadı. Öyle olunca da Fener''in belalısı olan G.Birliği özellikle ilk yarıda sıradan, basit bir takım görünümündeydi. Dünkü G.Birliği''ni ilk yarıdaki oyunuyla bize göre Pendikspor bile yenerdi. Haydi haydi Fener diyeceğim ama nerede?
Onsekiz içinde bir usta ayak Kona''nın kontrolünden bile aciz kaldılar. Orta sahasını kalabalık tutan G.Birliği, Fener''in Boliç, Moldovan ve Preko''suyla orta sahasının bağlantı yollarını kesti. Aslında birbirinden çok uzak ve kopuk oynayan Boliç, Moldovan ve Preko''lu forvet geriden gerekli yardım ve desteği de alamadı. Zemin ve hava şartları isabetli yardımlaşmayı da mümkün kılmayınca Fener hücum organizasyonu ve derinliği konusunda çok yetersiz kaldı. Belki böylesine karlı bir zeminde yakın paslarla ilerlemek yerine havadan uzun toplarla rakip onsekize topu indirerek gol aramak mantıklı olabilirdi. Ancak bunu da yapamadılar.
Johnson ağır ve kalıplı bir savunma oyuncusu olarak ağır ve karlı zeminde her an risk oluşturdu. Abdullah çalışkan, Moldovan yırtıcı, Boliç ve Preko ise etkisizdi. Göze çarpan en bariz nokta futbolcuların topu ayakta fazla tutmadan topu oyuna sokma konusundaki titizlikleriydi.
İkinci yarı 55. dakikada Hakan Demir''in belki 1 dakika süreyle her önüne geleni ekarte ederek topu kaybetmeme konusundaki inatçılığı ve neticede Ümit''in kafasından gole tahvil olan ortası, Fenerland savunmasının acınası fotoğrafından başka birşey değildi. Kaleci Hasan''ın kırmızı kartla oyun dışı kalmasından sonra 10 kişi kalan ve temposunu yükselten G.Birliği karşısındaki Fener''in hali ise Türkiye''nin Avrupa Birliği macerası kadar karmaşık, enflasyon mücadelesi kadar komik, işsizlik oranı kadar anlaşılmazdı.
Biliyorsanız siz söyleyin, ne olacak bu Fener''in hali?

