Kaydet
a- | +A

Atina’da seçim takvimi işlerken herkes iç siyasi tartışmalara odaklanılacağını düşünüyordu. Fakat komşudan gelen son sinyaller rüzgarın tersine döndüğünü gösteriyor.

Yunan basınına göre hükümetin gidişatını belirleyecek en zorlu virajlar yine Türkiye başlıklarında düğümleniyor.

Başbakan Kiryakos Miçotakis her ne kadar “Seçimler görev süremizin sonunda yapılacak” diyerek kamuoyunu yatıştırmaya ve savunma bütçesiyle övünmeye çalışsa da Yunan kamuoyundaki endişe çok derin: Türkiye masada ve sahada oyunu kuran taraf.

Aslında bu başlıkların yan yana gelmesi bile son yıllarda bölgede değişen güç dengelerini okumak için yeterli. Çünkü birkaç yıl öncesine kadar Türkiye'ye karşı oluşturulan ittifakların, silahlanma programlarının ve Washington'daki diplomatik girişimlerin konuşulduğu Atina'da bugün farklı bir soru soruluyor:

Türkiye'nin artan bölgesel ağırlığı karşısında Yunanistan nasıl bir yol izleyecek?

Atina'da seçim hesapları altüst oldu: Yunanistan sandığa gitmeden Türkiye restini gördü!
Başlık ResmiAtina'da seçim hesapları altüst oldu: Yunanistan sandığa gitmeden Türkiye restini gördü!

ATİNA'NIN F-35 HESABI

Endişelerin en görünür olduğu başlıklardan biri F-35 meselesi.

Yunanistan kendi F-35 tedarikini önemli bir askeri kazanım olarak görürken, Ankara'nın programa yeniden dönme ihtimali Atina'da yakından takip ediliyor.

İşin dikkat çekici tarafı ise Miçotakis'in kendi ülkesindeki tartışmalardan duyduğu rahatsızlığı artık açıkça dile getirmesi.

Yunanistan Başbakanı, Türkiye'ye F-35 satılması ihtimali sorulduğunda Yunan basınının meseleleri zaman zaman "aşırı abartılı" ve "dar görüşlü" bir yaklaşımla ele aldığını söyledi.

Türkiye'nin savunma alanındaki her hamlesini Atina açısından bir "kayıp" olarak değerlendiren anlayışın Yunan iç siyasetinde oluşturduğu baskıyı, bu kez ülkenin başbakanı bizzat sorguluyor.

Üstelik mesele yalnızca F-35 değil.

Türkiye bir taraftan KAAN'ı geliştiriyor, diğer taraftan Eurofighter tedarik sürecini yürütüyor ve kendi savunma sanayisini giderek daha geniş bir ihracat ağına dönüştürüyor.

Dolayısıyla Atina'nın önündeki soru artık yalnızca "Türkiye F-35 alacak mı?" değil.

Asıl soru, Türkiye'nin çok katmanlı hale gelen hava gücü ve savunma sanayisi karşısında Yunanistan'ın nasıl bir strateji geliştireceği.

Atina'da seçim hesapları altüst oldu: Yunanistan sandığa gitmeden Türkiye restini gördü!
Başlık ResmiAtina'da seçim hesapları altüst oldu: Yunanistan sandığa gitmeden Türkiye restini gördü!

ANKARA'NIN GENİŞLEYEN SAVUNMA AĞI ATİNA'NIN RADARINDA

Kathimerini'nin dikkat çektiği bir başka konu da Türkiye'nin Batılı ülkelerle geliştirdiği savunma ilişkileri.

ABD'nin yanı sıra İngiltere, İspanya, İtalya ve Fransa ile Ankara arasında gelişen savunma iş birlikleri Yunanistan'da dikkatle izleniyor.

Bir dönem Türkiye'yi Batı savunma mimarisinden uzaklaşan bir ülke olarak göstermeye çalışan çevreler vardı. Bugün ise Avrupa'nın önde gelen savunma şirketleri ve ülkeleri Ankara ile daha güçlü ilişkiler kurmanın yollarını arıyor.

Türkiye'nin NATO içindeki askeri kapasitesi, savunma sanayisindeki üretim gücü ve Karadeniz'den Orta Doğu'ya uzanan jeopolitik etkisi, Ankara'yı göz ardı edilmesi giderek zorlaşan bir aktöre dönüştürüyor.

Atina'daki rahatsızlığın temelinde de biraz bu gerçek yatıyor.

MAVİ VATAN SEÇİM DOSYASINA DÖNÜŞEBİLİR

Yunan basınının seçimler öncesinde risk olarak gördüğü başlıklardan biri de Ankara'nın Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına ilişkin atabileceği muhtemel adımlar.

"Mavi Vatan" kavramının dahi Yunanistan'da seçim gündemini etkileyebilecek bir mesele olarak değerlendirilmesi tesadüf değil.

Türkiye açısından Mavi Vatan, deniz yetki alanları ve denizlerdeki hak ve menfaatlerin korunmasına ilişkin uzun vadeli bir stratejik yaklaşım.

Yunanistan'da ise aynı kavram yıllardır iç siyasetin en güçlü Türkiye tartışmalarından birinin merkezinde tutuluyor.

Dolayısıyla Ankara'nın deniz yetki alanlarına ilişkin atacağı her hukuki ve diplomatik adımın Yunanistan'daki seçim kampanyasının da konusu haline gelmesi şaşırtıcı olmayacak.

GSI DOSYASINDA TÜRKİYE GERÇEĞİ

Benzer bir tablo Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında planlanan Great Sea Interconnector projesinde de görülüyor.

Deniz altından geçirilmesi planlanan elektrik bağlantısına ilişkin araştırmaların yeniden başlaması ihtimali Atina'da Türkiye'nin nasıl karşılık vereceği sorusuyla birlikte tartışılıyor.

Bu bile Doğu Akdeniz'de Türkiye hesaba katılmadan oluşturulmaya çalışılan denklemlerin sahada ne kadar zor ilerlediğini gösteriyor.

Ankara'nın kendi kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini korumaktaki kararlılığı, bölgede Türkiye'nin dışlandığı projelerin siyasi ve hukuki maliyetini artırıyor.

Atina'da seçim hesapları altüst oldu: Yunanistan sandığa gitmeden Türkiye restini gördü!
Başlık ResmiAtina'da seçim hesapları altüst oldu: Yunanistan sandığa gitmeden Türkiye restini gördü!

KIBRIS'TA DA ESKİ DENKLEM YOK

Yunan basınının seçimler açısından kritik gördüğü son başlıklardan biri Kıbrıs.

Ancak Kıbrıs meselesini bugün on yıl önceki bölgesel şartlarla değerlendirmek mümkün değil.

Türkiye'nin son yıllarda bölgesel ve küresel aktörlerle geliştirdiği ilişkiler, savunma sanayisindeki yükselişi ve Doğu Akdeniz'deki askeri kapasitesi Ankara'nın elindeki diplomatik araçları çeşitlendirdi.

Atina açısından Kıbrıs dosyası artık yalnızca Lefkoşa-Ankara-Atina üçgeninde ele alınabilecek bir mesele olmaktan giderek uzaklaşıyor.

Türkiye'nin daha geniş coğrafyada kurduğu ilişkiler de bu denklemin parçası haline geliyor.

SANDIĞA TÜRKİYE DEĞİL, ATİNA'NIN TÜRKİYE POLİTİKASI GİRECEK

Bütün bu başlıkları yan yana koyduğumuzda ortaya ilginç bir sonuç çıkıyor.

Türkiye'de seçim yapılmıyor.

Ama Yunanistan'daki seçimlere giderken tartışılan stratejik dosyaların önemli bölümünde Ankara'nın adı var.

F-35'ten Mavi Vatan'a, Kıbrıs'tan Doğu Akdeniz'e kadar Türkiye'nin atacağı adımların Miçotakis hükümeti açısından "siyasi sonuç" doğurabileceğinin Yunan basınında tartışılması, Ankara'nın bölgesel ağırlığının geldiği noktayı göstermesi bakımından önemli.

Fakat burada ince bir ayrım yapmak gerekiyor.

Yunanistan'da sandığa girecek olan Türkiye değil, Atina'nın Türkiye karşısında yıllardır izlediği politikanın bilançosu olacak.

Miçotakis'in kendi medyasına yönelttiği "dar görüşlülük" eleştirisi de belki bu nedenle üzerinde durulması gereken bir mesaj.

Çünkü Ege'nin iki yakasında rekabetin devam edeceği açık.

Ancak Türkiye'nin güçlenmesini yalnızca Yunanistan'ın kaybı olarak gören sıfır toplamlı bir anlayışın Atina'ya ne kazandırdığı sorusu, yaklaşan seçimlerle birlikte Yunan kamuoyunun önüne daha güçlü biçimde gelecek.

Ve görünen o ki Yunanistan seçimlere giderken seçmen yalnızca kendi hükümetinin iç politika performansını değil, değişen Türkiye karşısında Atina'nın nasıl bir strateji üretebildiğini de tartacak.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.