Körfez bölgesinde yaşanan güvenlik krizleri, savaş riskleri ve ekonomik belirsizlikler, bölgedeki sermaye akışını ve finansal hareketliliği yavaşlatırken Türkiye’nin lojistik, turizm, savunma ve finans alanlarında yeni bir cazibe merkezi olarak öne çıkmasını sağladı.
Birleşik Arap Emirlikleri (ve Suudi Arabistan) gibi merkezlerdeki ivme kaybı ülkemizi yatırım merkezi hâline getirdi. Dünyanın en hareketli halka arz pazarlarından biri olan Suudi Arabistan ve BAE piyasalarında işlemler ciddi oranda yavaşladı.
Küresel yatırım bankalarının (HSBC, EFG Hermes) Körfez’de azalan işlem hacimleri nedeniyle rotalarını Türkiye’ye çevirmesini sağladı. Petrol zengini Arap ülkelerindeki finans merkezlerinin güvenliği tartışmaya açılınca, İstanbul Finans Merkezi üzerinden yabancı yatırımcılara ve "family office" (aile ofisi) yapılarına yönelik vergi avantajları ve yeni teşvik paketleri Türkiye’yi bölgesel bir finansal üs yaptı.
Bölgede yaşanan krizler ve kısıtlamalar, uluslararası seyahat trafiğini doğrudan etkiledi. Özellikle küresel ölçekte BAE’ye (Dubai/Abu Dabi) yönelik turizm ve tatil satışlarının duraklaması Akdeniz çanağına yaradı.
Rus ve Avrupalı turistlerin bu ülkelerin destinasyonlarından çıkmasıyla oluşan boşluğu en iyi değerlendiren ülke Türkiye oldu. Yabancı tur operatörlerinin satışlarında payımız yüzde 39'un üzerine çıkarak bölgede şartsız lider olduk.
Orta Doğu'da tırmanan kriz, Körfez ülkelerinin geleneksel müttefiklerine olan güvenini ve askerî tedarik süreçlerini sarstı. ABD'nin savunma sanayi teslimat sürelerinin uzaması üzerine Körfez ülkeleri bizim kapımızı çaldı. Özellikle hava savunma sistemleri ve askerî teknolojilerde yerli Türk yapımı ürünlere yöneldiler.
Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt gibi ülkelerle yapılan savunma anlaşmaları ve askerî ortaklıklar, Türkiye’yi bölgede sadece bir ticari ortak değil, yeni bir bölgesel güvenlik aktörü yaptı...
Körfez’deki jeopolitik riskler yatırımcı psikolojisini de tersine çevirdi. Yabancıların Türkiye'den gerçekleştirdiği gayrimenkul alımları 2026'nın ilk 8 ayında 1,8 milyar dolar oldu. Doğrudan yatırım 6,4 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Merkez Bankası ödemeler dengesi verilerine göre, yabancıların Türkiye'deki doğrudan yatırımlardan elde ettikleri kârdan gerçekleştirdikleri transferler 2026 temmuz ayı itibarıyla son bir yılda 7,9 milyar dolar ile rekor düzeye çıktı...
Özetle; Körfez'deki jeopolitik riskler bölge ekonomilerini savunmaya iterken; Türkiye güçlü lojistik altyapısı, dinamik iç piyasası, gelişmiş savunma sanayisi ve sunduğu finansal teşviklerle küresel sermayenin ve bölge ülkelerinin ilk yöneldiği "güvenli liman" hâline geldi.

