Fenerbahçe’de 6-7 Haziran’da “seçimli” genel kurul var; “hayati” bir genel kurul...
Bugün itibarıyla da “seçilebilecek” iki “başkan adayı” var; Hakan Safi ve “eski” başkan Aziz Yıldırım.
“Hayati” sözcüğü ise sözlüğümüzde “şöyle” karşılık buluyor; “Yaşamsal / Hayata Bağlı - Yaşam için zorunlu olan (Örnek; hayati organlar)” - Çok Önemli: “Bir işin sonucu için temel teşkil eden, kritik, elzem.”
Sarı lacivertli camia ve taraftar için “acı tablo” ortada:
“Trabzonspor 1984 ile 2022 yılları arasında 38 yıl, Beşiktaş 1967 ile 1982 yılları arasında 15 yıl, Galatasaray 1973 ile 1987 yılları arasında 14 yıl şampiyonluk özlemi çekmiştir. Fenerbahçe ise 2013-14 sezonundan beri 12 sezondur şampiyon olamadı.
Bugünden “Kim kazanabilir” sorusuna “cevap bulmak” zor; karşılıklı vaatler, gün be gün “dengenin değişmesinde” rol oynuyor; genel kurula kalan 22 gün, “çok şeyi” değiştirebilir!..
Hele ki, bir de yönetim kurulu listeleri açıklandığında…
3 Büyüklerde durum!..
Fenerbahçe ve Beşiktaş’ta “Başkan / Yönetim / Genel Kurul” üçgeni içinde “değişim” ağırlık kazanmaya devam ederken, Galatasaray’da “istikrarlı bir yönetim” ile “futbolda ‘arayı açmaya’ devam etmenin” rahatlığı var; “birlik ve beraberlik” yaşanıyor.
Sarı kırmızılıların gündemi “Avrupa’da da ses getirecek” transferler.
Camia ve taraftar artık “Edirne’den öte ‘kalıcı’ başarı” bekliyor” ve beklemekte de haklı!..
2000 yılında müzeye getirilen UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa, konuldukları yerde “yapayalnız” duruyor ve yanlarına “Avrupa’dan arkadaş” bekliyor!..
Okan Hoca ve Osimhen gider mi?..
Galatasaray’da, “kahvehane gündemlerinde çıkan ve konuşulmaya başlayan” söylentilerle “cevap aranan” bir soru hâline geldi, bu bölümün başlığı!..
Buna “İcardi” ve “Torreira” bilmecelerini de eklersek, “zorlu bir dörtgenin varlığı” ortaya çıkıyor; “Ne olacak?..”
Gerçi, “bu söylentileri yalanlayan” açıklamaları da gazetelerde okuyor, TV’lerde dinliyoruz, ama…
Neden “hâlâ” söylenmeye, hatta yazılmaya devam ediyor; bilmem ki “nedenini” anlamak mümkün mü?..
Yaz geldi!..
Evet, kış bitti, bahar da bitti, yaz geldi; “şimdi ‘yaz sporlarının gündem olacağı” günlerdeyiz artık…
Atletizm, tenis, bisiklet, yüzme, sutopu, kürek gibi sporlar gerek yerelde gerek genelde ön plana çıkacak…
Bu arada da “transfer ayı” ile beraber, “futbol kadrolarının güçlendirilmesi” haberlerini spor sayfalarında bol bol okuyacak, TV ekranlarında duyacağız.
Atletizm, tenis ve bisiklet tutkunu olarak, benim günlerimin “en az” 6-7 saati ekran karşısında oturmakla geçecek, 2-3 saati de “seyrettiklerimi” yazmakla…
Spora meraklı gençlerimize “sporun bu branşlarının dünyanın dört bir yanındaki yarışmalardan ekranlarımıza gelen görüntülerini izlemeleri” öneririm; “asıl ve asil” spora doyacaklardır!..

