Bu kaçıncı olay, bu kaçıncı futbolcu, bu kaçıncı “küsme” operasyonu…
Gazetemizde “Dikkat çeken tavır” başlığı ile çıkan haber:
“Beşiktaş karşılaşmasına yedek başlayan Arjantinli yıldız Mauro Icardi, maç öncesi yapılan ısınmada yer almadı. Liverpool maçından sonra Beşiktaş derbisinde de ilk 11'e alınmayan Mauro Icardi, yedek oyuncularla birlikte ısınmaya çıkmayı tercih etmemişti. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool ile oynanan maçta da ısınmaya çıkmayan Mauro Icardi, maç sonrası kutlamalarda ise geri planda kalmıştı.”
Okan Buruk Hoca, “bu konuda” gazetecilerin sorularına karşı “Çok takınılacak bir şey değil” diyerek şu açıklamayı yapmıştı:
“Sadece Icardi açısından bakmamak lazım. Maç öncesi yedekler küçük bir ısınma yapıyor. Bu, mecburi bir şey değil. Bazısı içeride çalışmasını yapıyor. İcardi'nin içeride de hazırlıkları oluyor. Çok uzun bir sakatlıktan çıktı. Fizyoterapistler eşliğinde içeride hazırlanma süreci var. Bu, çok kafaya takılacak bir şey değil. İcardi olduğu için gündeme getiriliyor. Bu oyuncuların insan olduğunu unutmayalım. Herkesin duygusu var. İcardi, takım kaptanımız. Her zaman takıma destek oluyor. Oynasa da oynamasa da arkadaşlarına aynı saygı ve sevgiyi gösteriyor.”
Okan Hoca’m, “Sadece Icardi açısından bakmamak lazım” ne demek; kulüp bakımından da takım bakımından da hoca bakımından da taraftar bakımından da bakıyoruz. Gene de ‘Normal bir tablo’ göremiyoruz.
“Bir maç olsa” hadi de “bunca maç olunca” nasıl “Normal, futbolcu da insan” diyebiliriz?..
Arjantin Millî Takımı’nın formasını giyen, goller atan Icardi, "U-21 takımından gelen bir futbolcu değil, Dünyanın, Avrupa’nın, Türkiye’nin tanıdığı, alkışladığı" bir yıldız…
25 Kasım’da not ettiğim bir istatistik var; “Mauro Icardi, Galatasaray formasıyla 103. maçında 90’ıncı gol katkısını yaptı. (68 gol, 22 asist)”
Bu tablo, “normal bir futbolcu” tablosu mu, Okan Hoca’m?..
Türkiye’de onun, “üstelik ‘uzun süren sakatlığına rağmen’ bu katkı istatistiğine ulaşan” kaç futbolcu var?..
Küstürme yıldızları, sen de küsme Hoca’m, “Galatasaray’a gelecek yıldızları da “acaba” endişesi içinde bırakma…
Yeni yılını kutlar, başarılarının devamını dilerim.

