Başarı cezalandırılmaz, ödüllendirilir. Trabzonspor’un şampiyon olduğu sezonu hatırlayın. Sonraki sezonda takımın on birinde şampiyon kadrodan dört oyuncu kalmıştı. Sonuç felaket oldu.
Pişmiş aşa su katıldı
Geçen sezon Trabzon’un futbolunu herkes takdir etmişken dünkü on birde bu defa beş yeni isim gördük. Buna hepinizin bildiği ‘pişmiş aşa su katmak’ sözünü yapıştırın gitsin. Futbolun temel dinamiklerinden biri de takımın istikrarlı ve ezbere oyun anlayışıdır. Bunu bozarsanız Ferencvaros, Amed hezimetleri yaşarsınız böyle.
Amed’in çalıştırıcısı Hasi oyunu geride kabul ederek başladı. ‘Nasılsa bir gol bulurum’ diye düşündü. Geri düştükten sonra takımını bir ‘tık’ öne çıkarmayı akıl etti ve oyuncularını ikinci bölge ötesine ‘bire bire’ gönderdi. Pozisyonlar ardı ardına geldi. Onana kurtarışlarıyla Trabzon’u ayakta tutsa da bu kadar çok atak yenmesi hatayı beraberinde getirdi ve beraberliğe düştüler.
G.Saray’a niye kızıldı ki?
Savic-Mustafa Eskihellaç’ın bulunduğu taraf piknik alanı gibi; nasıl görülmüyor, anlamıyorum. Merkez orta saha oyuncuları iki yönlü olmak zorunda artık. Yani ofansif olarak da gol atmak, asist yapmak veya araya (asist yapacak oyuncuya) öldürücü paslar vermek zorundalar. Siz Trabzon’da bunu görebiliyor musunuz?
Taraftarları da dâhil herkes G.Saray’ı, ‘transferde geç kalmakla’ suçladı ama doğruyu asıl onlar yaptı. Avrupa’da başarılı takımlara bakın, kemik kadroya her sezon bir veya iki işe yarayacak takviye yaparlar sadece.
Maçın adamı: Ballet

