Günümüz futbolunda takımınızda ‘tehdit eden ayak sayısı’nın fazla olması şart. Dün Trabzon’da maçın dengesini değiştiren bu unsurdu. Yoksa Orhan Ak’ın oyun planı ilk yarının büyük bölümünde başarılıydı.
Onana üç önemli kurtarış yaptı. Bu bölümde Trabzon’un xG oranı 0,14, Antep ekibinin 0,25 seviyesindeydi.
Antep mantıklı oynadı
Reis ile birlikte Trabzon’un ruhu artık ‘geçiş oyunu’ oldu. Karşınızda Salah ve Saviolo gibi kanatlar varsa bu da en mantıklısı gerçekten. Antep buna ilk yarının son bölümüne kadar çare üretti. Camara orta alanda her oyuncuya bastı. Özellikle ‘sol asist zone’da belirdi bir anda. Muçi’yi, Bacuna ile ilk bölümde kilitlediler ve Trabzon durdu.
Bordo mavililer kilitlenmişken, ‘Reis ne hamle yapacak?’ diye düşünüyordum ki satranç taktiği üretti Alman çalıştırıcı. Pina’yı ilk yarının son 15 dakikasında sık sık orta bloğa yanaştırıp (üçlü savunmaya geçip) takımını önde kalabalıklaştırdı. Muçi’nin üretici özelliğini öne çıkardı bu uygulama. Çok geçmeden Savic’le gol de geldi.
Zaaflar var!
İkinci yarıda Muçi’nin sayısı Antep’in bütün puan şansını yok etti. Zira iki farktan sonra oyun Trabzon’un ana taktiğine uygun hâle gelmişti artık.
Trabzon’da dün beğenmediğim birkaç nokta vardı. Goller gelene kadar ön alan presleri yetersiz kaldı. Kanat beklerinin çizgi bindirmeleri artmalı. Günümüz bekleri skor katkılı olmak zorunda artık. Kozlowski ve Sorescu’ya on sekiz çaprazında boş alanlar bıraktılar, bu da giderilmesi gereken bir zaaf.
Reis üst üste yedinci galibiyetiyle dizleri üzerine düşmüş bir takımı yarışa soktu.
Maçın adamı: Muçi

