Kaydet
a- | +A

Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını öğrenmemek, imansız ölmeye sebeptir.

Sual: Müslüman olan bir kimse, dinini doğru hazırlanmış kitaplardan öğrenmez veya öğrenmek istemezse bunun imanı gidebilir mi?

Cevap: Bu konuda Hamza Efendi'nin "Bey ve Şirâ Risâlesi"nin şerhinden, buyuruluyor ki:

“On şey, son nefeste imansız gitmeye sebep olur:

1-Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını öğrenmemek. 2-İmanını, Ehl-i sünnet itikadına göre düzeltmemek. 3-Dünya malına, rütbesine, şöhretine düşkün olmak. 4-İnsanlara, hayvanlara, kendine zulüm, eziyet etmek. 5-Allahü teâlâya ve iyilik gelmesine sebep olanlara şükretmemek. 6-İmansız ölmekten korkmamak. 7-Beş vakit namazı vaktinde kılmamak. 8-Faiz alıp vermek. 9-Dinine bağlı olan Müslümanları aşağı görmek. Bunlara gerici gibi şeyler söylemek. 10-Fuhuş sözleri, yazıları ve resimleri söylemek, yazmak ve yapmak.”

Sual: Dinen zengin olan bir Müslüman malının zekâtını vermezse o malın hayrını görmez mi?

Cevap: Bu konuda Zâdül-mukvîn kitabında deniyor ki:

“Önceki âlimler yazmış ki, beş şeyi yapmayan, beş şeyden mahrum olur:

1-Malının zekâtını vermeyen, malının hayrını görmez. 2-Uşrunu vermeyenin, tarlasında, kazancında bereket kalmaz. 3-Sadaka vermeyenin, vücudunda sıhhat kalmaz. 4-Dua etmeyen, arzusuna kavuşamaz. 5-Namaz vakti gelince, kılmak istemeyen, son nefeste Kelime-i şehadet getiremez, söyleyemez. Namaz kılmanın birinci vazife olduğuna inandığı hâlde, tembellik ederek kılmayan fasıktır. Saliha kızın küfvü, dengi değildir. Yani o kıza layık ve uygun değildir.”

Sual: Namazın farz olduğuna inanmayan bir kimsenin imanı gider mi?

Cevap: İbni Âbidîn, Redd-ül-muhtâr kitabında buyuruyor ki:

“Âdem aleyhisselamdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi. Hepsinin kıldığı, bir araya toplanarak bize farz edildi. Namaz kılmak, imanın şartı değil ise de, namazın farz olduğuna inanmak, imanın şartıdır. Namaz, dua demektir. İslamiyetin emrettiği, bildiğimiz ibadete, namaz, salât ismi verilmiştir. Mükellef olan yani akıl ve bâliğ olan her Müslümanın, her gün beş vakit namazı kılması Farz-ı ayındır. Farz olduğu, Kur’ân-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde, açıkça bildirilmiştir. Mirâc gecesinde, beş vakit namaz emrolundu. Mirâc, hicretten bir yıl önce, receb ayının yirmiyedinci gecesinde idi. Mirâc'dan önce, yalnız sabah ve ikindi namazı vardı.”

Osman Ünlü'nün önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR