Kaydet
a- | +A

“Her Peygamber, kendi zamanında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden her bakımdan en üstündür..."

Peygamberler hakkında, Kur’ân-ı kerîm’de bir âyet-i kerîmede meâlen buyurulmuştur ki:

(Îmân edenleri Cennet’le) müjdeleyici, (küfredenleri de Cehennem’le) korkutucu olarak Peygamberler gönderdik ki, bu Peygamberlerin gelişinden sonra, insanların (yarın) kıyâmette: (Bizi îmâna çağıran olmadı) diye Allah’a karşı, bir hüccet ve özürleri olmasın. Allah azîzdir, hükmünde hikmet sâhibidir.” (Nisâ sûresi, 165)

Demek ki Peygamberler, insanlara müjde vermek ve aynı zamanda onları korkutmak için gönderilmişlerdir. Böylece, insanların Cenâb-ı Hakk’a özür, bahâne ileri sürmeleri önlenmiştir.

Nitekim Allahü teâlâ, diğer bir âyet-i kerîmede meâlen buyurmuştur ki: “...Biz, Peygamberler göndermedikçe azap yapmayız.” (İsrâ sûresi, 15)

Başka bir âyet-i kerîmede de meâlen şöyle buyurulmuştur: “Peygamberin, üzerinizdeki (vazîfesi), ancak İlâhî emirleri teblîğdir. Allah, açıkladığınız ve gizlediğiniz (sözler ile hareketlerinizin) hepsini bilir.” (Mâide sûresi, 99)

Aslında bütün Peygamberler, Cenâb-ı Hak tarafından seçilmiş insanlardır. Ümmetlerini Allahü teâlâya çağırmak; sapık, yanlış yoldan, doğru yola, saâdet yoluna çekmek için gönderilmişlerdir. Dâvetlerini kabûl edenlere, Cennet’i müjdelemişler, inanmayanları Cehennem azâbı ile korkutmuşlardır.

İslâm âlimlerinin buyurdukları gibi, “Her Peygamber, kendi zamanında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden her bakımdan en üstündür. Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm ise, dünyâ yaratıldığı günden kıyâmet kopuncaya kadar, her zamanda, her memlekette, gelmiş ve gelecek bütün varlıkların her bakımdan en üstünü, en faziletlisidir. Hiçbir kimse hiçbir bakımdan O'ndan üstün değildir. Cenâb-ı Hak, O'nu öyle yaratmıştır.”

Denilebilir ki, târih boyunca, hayâtı, en ince teferruâtıyla ortaya konulan yegâne zât, şüphesiz ki, Sevgili Peygamberimizdir.

“Delâilü'n-Nübüvve” ve “Şevâhidü'n-Nübüvve” kitapları, Sevgili Peygamberimizin Peygamberliğinin delîllerinden; “Sîret-i Nebeviyye” ve “Meğâzî” kitapları, O'nun hayâtından ve harplerinden; “el-Hasâis” kitapları, O'nun fazîletlerinden ve mu'cizelerinden; “Şemâil-i Şerîfe” kitapları da fizikî yapısından; “İslâm Târihi” ve “Ansiklopediler” ise, umûmî hayâtından bahsetmektedirler.

Sevgili Peygamberimizin hiçbir hareketinde, hiçbir işinde, hiçbir sözünde, hiçbir zaman, hiçbir çirkinlik, hiçbir kusûr görülmemiştir. Kötü bir söz, kusûrlu bir iş varsa, ona âit değildir.

Allahü teâlâ, onun hakkkında, Kalem sûresinin 4. âyet-i kerîmesinde: “Muhakkak ki sen, büyük bir ahlâk üzeresin” buyurmuştur. Yine onun hakkında, Kur’ân-ı kerîmde: “Muhakkak ki, Allah’ın Resûlünde, sizin için, üsve-i hasene = nümûne-i imtisâl = en güzel örnek vardır…” [Ahzâb, 21] buyurulmuştur.

O da, “Ben, güzel ahlâkı tamâmlamak için gönderildim” buyurmuştur.

Yüce Allah, kullarını Cennet’ine da’vet ediyor ve bu Cennet da’vetiyesinin adı da “İslâmiyet”tir. Bütün Peygamberlerin ve son Peygamber Muhammed aleyhisselâmın, Allahü teâlâdan getirdikleri her haber doğrudur, yanlışlık ihtimâli yoktur.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı'nın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.