Kaydet
|

Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır.

Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günâhı, ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için kalple tövbe etmek ve dille istiğfâr etmek, yalvarmak ve bedenle kazâ etmek lâzımdır. Yüz kerre tesbîh etmek; yâni “Sübhânallahil-azîmi ve bi-hamdihî” demek, sadaka vermek ve bir gün oruç tutmak günâhın tövbesi için çok iyi olur.

Allahü teâlâ, kâfirleri de, günâh işleyen Müslümânları da sevmez. Bu ikisi arasında elbette fark vardır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Allahü teâlânın kâfirlere düşmânlığı, zâtından yani kendisindendir. Müslümânların işlediği günâhları ise, sıfatları sevmez. Bu düşmânlık sıfatlara âittir. Rahmet sıfatı, zâtın düşmânlığını ortadan kaldırmaz.” (I / 266)

Bir kimse, içki, kumâr, fâiz, zinâ ve livâta gibi hemen her büyük günâhı işlemiş olup tevbe (tövbe) etse, pişmân olsa, bunların hepsini bıraksa, Allah beni kesinlikle affetmez diye düşünmemeli, çünkü Allahü teâlâ, tevbe edilen her günâhı affeder. Affetmediği tek günâh yoktur. Müşrikleri, kâfirleri bile tevbe ettiklerinde affediyor.

İstiğfâr, insanı her murâda, âfiyete kavuşturur. Şifâ için; tevbe etmeli, istiğfârı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Çünkü Allahü teâlâ, istiğfâr okuyanların imdâdına yetişir. (Hûd, 52; Fevâid-i Osmâniyye)

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalan istiğfâr etsin.” [Hatîb]

“Sükûtu tefekkür, bakışı ibret olup çok istiğfâr eden kurtuldu.” [Deylemî]

Hazret-i Huzeyfe, çoluk çocuğunu geçindirmekte çok sıkıntı çekiyordu. Hâlini Peygamber Efendimize arz edince, o buyurdu ki:

“Ey Huzeyfe, neden istiğfâr etmiyorsun? Ben, günde yüz defa istiğfâr ederim.” [Nesâî]

Hasan-ı Basrî hazretlerine birisi kıtlıktan şikâyet etti. Başka birisi fakîrlikten, diğer birisi de çocuğunun olmadığından şikâyette bulundu. Hepsine de istiğfâr etmelerini tavsiye etti. Daha başka insanlar da çeşitli konularda suâl ettiler. Onlara da istiğfâr etmelerini tavsiye etti. Sebebini sorduklarında, Nûh sûresinin 10, 11 ve 12. âyet-i kerîmelerini okudu. Nasr sûresinde, Allahü teâlânın tevbeleri kabûl edeceği bildirilmektedir. Şartlarına uygun yapılan tevbeyi muhakkak kabûl eder.

İki âyet-i kerîme meâli şöyledir:

“Allahü teâlâ, kâfirleri sevmez.” [Âl-i İmrân, 32],

“Allahü teâlâ, isrâf edenleri sevmez.” [En’âm, 141],

Birkaç hadis-i şerif meâli de şöyledir:

“Allahü teâlâ, düşmânlıkta ileri gidenleri sevmez.” [Buhârî],

“Allahü teâlâ, kibirlileri sevmez.” [Deylemî]

“Allah’tan kork” denilince, “Sen kendine bak” diyeni, Allahü teâlâ sevmez.” [Beyhekî]

“Allahü teâlâ, eshâbımı ve akrabâmı incitenleri sevmez.” [Taberânî]

“Allahü teâlâ, komşusuna sıkıntı vereni sevmez.” [Deylemî]

“Allahü teâlâ, cimriliği sevmez.” [Berîka]

“Allahü teâlâ, çirkin söz söyleyeni sevmez.” [İbn-i Ebid-dünyâ]

“Allahü teâlâ, çalışmayan gençleri sevmez.” [Münâvî]

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı'nın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.