Kaydet
a- | +A

Muhammed Doğan, anacığının sütünü emmeden, babacığının elinden tutmadan büyüyecekti. Mutlaka bir hikmeti vardı ama bilen yoktu.

İnsan ya zamanı kıymetlendirir abad olur ya da fırsatları kaçırır ziyan eder. İşte insanın eşyalardan tek farkı bu. "Sen mazinin esiri olma. Ondan yadigâr olanlara iyi şekil ver…” dedi, ileride büyük bir kahraman olacak bebeğini kucağına alarak hanesine döndü.

Bu yolun menzili git der Rahmana.

İnsanı daldırır bahr-i ummana.

Kim dur diyebilir akan zamana?

Bu hayatın yolu sır ile dolu!

Muhammed Doğan, anacığının sütünü emmeden, babacığının elinden tutmadan büyüyecekti. Mutlaka bir hikmeti vardı ama bilen yoktu. Anacığı her fâni gibi terk-i diyar etmesine etmişti de ne olduysa sütanacığına olmuştu. Kolu kanadı kırılmak ne kelime, sanki kafası hepten koparılıp canlı canlı mezara konulmuştu kadıncağız. Her görenin “MAŞALLAH” dediği Nurbanu Hanımanacığı duâlarla ebedî istirahatgâhına tevdi edildiği günden beri Doğan Bebek, anasızlık çekmedi. Rabbim bir kapıyı kapatırken başka bir kapıyı açıyordu. Yalnız sütana tedirgin; acaba bu tazeyi memnun edip layıkı veçhile büyütebilecek miydi? Onca büyüklerinin ve hatıraların arasında tek başına kalmamıştı ama ana ve baba noksanlığını hep ciğerinde hissedecekti...

***

Akıllı uslu bir bebekti maşallah. Çok zeki, ne göstersen hemen kapan, her sıkıntısını rahat anlatabilen bir yavruydu o. Dört yaşına gelince namaz surelerini rahat ezberledi ve amcası Süleyman Çelebiyle camiye gitmeye başladı. Sütanacığı üzerine titriyor. Çeşmeden abdest aldığını görünce:

"Ne çabuk büyüdün ne kadar oldun da ciğerparem, abdest alıyorsun? Kucağımda tutarken incitmekten korktuğum minik kuzum şimdi kucağıma sığmaz oldun. Bu hayattaki en büyük servetim sana sahip olmak. Sen iyi ol, huzurlu ol başka hiçbir şey istemem. Her gece varlığına şükrederek uyuyup her sabah aynı şükürle uyanmama sebep olan can evladım, oğlum. Canıma cansın. Hangi kelime yeter seni anlatmaya? Hayatımın mânâsı, neşesisin! Çok şey oldum bu yaşıma kadar ama en çok sana sütana olmayı sevdim. Bana 'anacığım' diye seslendiğin o anda ne kadar mesut ve bahtiyar olmuştum. Hiçbir şey ondan çok sevindiremezdi beni...

Yüzündeki gülücüğün, yanağındaki gamzen hiç eksik olmasın. O güzel boncuk gözlerinden yaş gelmesin, illa gelecekse de sadece huzur ve saadet için süzülsün.

İyi ki bizimlesin, iyi ki varsın Muhammed Doğan'ım. Allah'ım sana önce sıhhat, afiyet, huzur ve muvaffakiyet dolu upuzun bir ömür versin. Sonra üstün muvaffakiyetler… Dilerim ki hem vatanına, milletine, dinine devletine, hem ailene hayırlı bir evlat olursun. O güzel kalbindeki kocaman muhabbet ve hürmet hep büyüyerek devam etsin. Hiç eksilmesin! Muhabbet, insanın en büyük kuvveti ve en şifalı dermanıdır.

Biliyorum, hayat yolculuğunda çok düşüp kalkacaksın. Elinde olmadan kalp kırıklıkların, derin üzüntülerin, coşkulu sevinçlerin olacak. Bazen yorulacaksın, yeise kapılıp ümitsizliğe düşeceksin, unutma ki hepsi seni daha kuvvetli kılacak. Bütün bunları yaşarken hep yanında olmak isterim, elim sırtında, duâlarım da dilimde olur. DEVAMI YARIN

Ragıp Karadayı'nın önceki yazıları...