Kaydet
a- | +A

Emîr Sultan, kafesin yaylı kapısını incitmeden açıp, gözüne kestirdiği güvercinlerden birini yakaladı.

Beyazıd Paşa, nazik bakımlı ellerini iki defa birbirine çarptı. Saray holüne açılan kanatlı kapıdan bir hademe hürmet ve edeple içeri girdi. Kapıyı hafifçe kapatıp hemen oracıkta iki eli önde saygıyla; “Buyurun!” mânâsında hürmet ve tazimle verilecek emri bekledi.

- Doğan Bey’imizin uğrayacağı yerlere gidebilecek ulaklardan bekliyoruz.

Hademe tereddüt etmeden; “Peki efendim” deyip, geri geri çekildi.

Sarayın sadıkları beklerken, “Gözden ve dikkatlerden kaçan bir şeyler var mıdır acaba?” kabilinden nâmeyi tekrar okuyup kontrol etti ve son noktayı koydular. Bu arada da ulak getirildi. Mermer bir sehpanın üzerine yavaşça kondu.

Sarı pirinçten yapılmış süslü bir kafes içinde birkaç tane güvercin, dönerek oynaşıyor, “guuk, guuk” diye ötüşüyorlardı. Tâ sabah kahvaltısından beri bir şey yiyip içmedikleri hâlde, açlıkları akıllarına gelmeyen bu güzide insanların, üzüntü ve kederden renkleri solmuştu. Karşılarında her şeyden habersiz, neşeyle şakıyan bu günahsız, masum hayvanların hâli, saatler sonra onların da tebessüm etmesine sebep oldu.

Emîr Sultan, kafesin yaylı kapısını incitmeden açıp, gözüne kestirdiği güvercinlerden birini yakaladı. Hayvan kaçmadan, ürkmeden tam bir teslimiyetle kendini müşfik ellere bırakıverdi. İnce parmaklarıyla başını okşadı. Boynunun altını kaşır gibi yaptı.

“Kâinatın, yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Resûlullah Efendimizin azgın müşriklerden kaçarken saklandığı mağara ağzında yuva kurmak sizin ceddinize nasip oldu. Düşmanların şerrinden Resûlullah’ı muhafaza edip koruma şerefi senin atalarına nasıl verildiyse, yine kâinatın efendisi Sevgili Peygamberimizi tahkir edenlerin yakalanıp hak ettikleri cezaya çarptırılması için de bugün vazife sana verilecek ey bahtiyar kuş, nasipli hayvan. Kaç Allah’ın kulu yerinde olmaya can atardı. Bu iş hesap işi değil nasip işi vesselâm!”

Deyip, Evrenos Paşa’ya döndü. Paşa, önce E’ûzü Besmele çekti. İçinden çeşitli duâlar okuyarak nameyi itinayla sardı, katladı. Su geçirmez mumlu muşamba kabına koydu. Beyazıd Paşa’ya uzattı. O da her şeyiyle hazırlanmış nameyi güvercinin uçuşuna mâni olmayacak ve kolay kolay düşmeyecek bir şekilde E’ûzü Besmele çekerek yerleştirdi. Usulüne uygun bağladı.

Dine zarar vermeyen kusuru görmemeli,

Dünya işleri için, kimseyi yermemeli.

DEVAMI YARIN


Ragıp Karadayı'nın önceki yazıları...