İki harften oluşan bu kelime, şu günlerde içerde, dışarda kim bilir kaç bin insanın rüyalarına girmekte. Affın ramazan bayramına yetişeceği artık bir temenni değil vaaddir. Dar anlamda hükümet, daha genelde meclis çevreyoluna girmiştir. Durulması ve geriye dönülmesi mümkün değil. Şümulü de genişletilmekte. Yasaklı siyasiler, düşünce suçluları da bu vesile ile affa dahil ediliyor. Hatta parti kapatılmasının imkânsız hale getirilmesi dahi konuşulmakta. Bu sebeple sadece af kanunu çıkmayacak. Siyasi Partiler Kanunu''yla Anayasa değişikliği de gündeme gelecek. Avrupa Birliğinin imzalamak için uzattığı katılım Ortaklığı Belgesi masamızdayken başka türlü de davranılmamalıydı. Kıbrıs''ı zamana bırakırsak Avrupalı üstüne düşeni yapmıştır... Bunlar olayın görünen tarafı. Ankara''da kıran kırana bir pazarlığın geçtiği görülüyor. Nabız "af" diye vuruyor. Kuşkularımız var... Acaba; pazarlık, konuşulduğu gibi sadece cumhurbaşkanının süresi ile mi alakalı yoksa 28 Şubat''ın diğer istekleri de bu köşeye sıkıştırılmışlıktan istifade kanunlaştırılmak mı isteniyor? Başlatılan barış sürecinin yeni kavgalara sebep olmaması gerekir. Bu af bir barış vesilesidir. Üstelik bayram gibi mukaddes bir gün dolayısıyla hayata geçiyor. O itibarla çok hassas olunması gerekir. Bir taraftan af çıkartılırken diğer taraftan bu bir menfaat tenezzülüne dönüşmemeli. İster sert isterse post modern olsun darbeler olağanüstü şartların mahsulüdür, olağanüstü, -belki- sürrealist istekler ihtiva ederler. Normalleşme dönemlerinde bunlar aynen uygulanmaz. Bir kısmıysa haliyle terk edilir. Ana eksen mutlaka barış olmalı; barış getirmeyecek bir af sadece hırsıza uğursuza yarar. Üç gün sonra tekrar geldikleri yere dönerler. Hele hele seçilmiş ve halkı tarafından fevkalade hislerle sevilen bir Cumhurbaşkanına karşı itibar kırıcı her türlü karardan sakınmak lazım. Cumhurbaşkanlığını bir genel affın içine dahil ederek pazarlık konusu yapmak nâhoş bir manzara veriyor. Eğer bir süre kısaltmaya veya bir şekilde 5+5''e gidilecekse bunun Ahmet Necdet Sezer''in görev süresinden sonraya dönük olması gerekir.
Yoksa sayın Sezer istifaya mı zorlanıyor? Yaptığını yanına bırakmamak gibi bir niyet mi var? Böyle şeyler devlet hayatı yönünden yaralayıcı olur. Tarihe kötü miras kalır. Bu af halısının iyi dokunması lazım. Kimse kimseden bir şey kaçırıyormuş havasına girmemeli. Muhalefet de iktidar da dikkatli olmalı. Af, hapishanede dokunmuş nadide bir halı kadar kusursuz işlenmeli. Dilimizin ucuna bir şey geliyor. Bir kereye mahsus olmak üzere şu cezaevleri olduğu gibi boşaltılsa. Her suça kökten sünger çekilse. Bu arada yeni ceza kanunu çıkartılsa. Adliye elden geçse. Toplum silkinse. Hak sahiplerine, kan sahiplerine zarar-ziyanları ödense. Bunları yapmak yürek ister. Bilek ister. Ufuk ister. Büyük hamleleri büyük adamlar yapar.

