Kaydet
a- | +A

Dün önemli kelimeler yan yana geldi; tarih, hukuk ve uzlaşma... Meclisteki beş parti liderinin Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer''i ortak aday göstermeleri tarihi bir uzlaşmaydı. Umulur ki bu uzlaşma devam eder. Kavgayı hizmetin şartı görmek ilkelliktir...artık hiçbir seçmen, vatandaş ve ülke insanı kavga istemiyor. Sağ-sol lafları tükenmiştir.

İdeolojilerle ayrılıkçı isteklerin yerini daha insanî ve müşterek değerler aldı. En başta parti genel başkanları olmak üzere politikacıların çağı iyi okumaları lazım. Hâlâ çarıklı erkânı harp hesabı, meydan nutku demagojisi ile ayakta duracağını sanan varsa sandıkta fena hayal kırıklığına uğrar. Bundan böyle tayin edici faktör, okur-yazarın iradesidir. Liderlerin Cumhurbaşkanı adayı için bir masa etrafında buluşup birbirlerine nezaketle davranmaları herkesin hoşuna gitmiştir. Devamı beklenir. Bir de samimi davranış beklenmekte. Eğer; hem ortak taahhüde imza atıp hem de el altından başka adaylar kollanırsa bu samimiyetsizlik olur. Hukukun öne çıkması ise Ahmet Necdet Sezer''in şahsından ileri geliyor. İlki kendisi bizzat hukukçu bir aydın. İkincisi geçen yıl ve dün Anayasa Mahkemesi''nde yaptığı konuşmalar. Sayın Sezer''e baktığımızda hürriyetçi, insan haklarına, hukukun en mutlak anlamda üstünlüğüne inanmış, demokrat ve tavizsiz bir kişilikle karşılaşıyoruz.

Şuna dikkat etmek lazım... A. Necdet Sezer, kendisinin aday yapılması için kulis yapmadı, kimseye bir vaadde bulunmadı, kimseye dil dökmedi, kapı kapı dolaşmadı. Gıyabında gelişen bir olay var. Hatta adaylığının açıklandığı gün yaptığı konuşma hesabî bir adam olmadığını da göstermekte. Herhangi bir odağı kızdırırım, bu da adaylığımı sakatlar tarzı çok da haksız sayılmayacak bir plan gütmedi. Sorumlu bir insandan beklenen dürüstlükle düşüncelerini en berrak şekilde dile getirdi. Seçilmesi mevzubahis makamın yetkilerinin daraltılması için teklif yapması biraz da tenakuz gibi telakki edildi. Diğer adaylar da önemli. Ancak; Ahmet Necdet Sezer, ismi ilân edildiği ândan itibaren bir ümid ışığı olmuştur. Yeni bir simadır. Sivilliği, demokratlığı, hukuka saygısı, hürriyetlere özen göstermesi, mazbut bir aile reisi olması O''nu milletin de ortak adayı yapmıştır. Şu gün mümkün olsa da halk tarafından seçilebilse açık farkla kazanır.

Milletin vekillerinin asillerin sesine, arzusuna kulak vermeleri görevleri gereğidir. Prestij hassasiyetini gözetme zorundaki meclisimize yakışanı ilk turda A. Necdet Sezer''i cumhurbaşkanı yapmaktır. O tur bir yoklama sayılsa bile bu seçim ikinci turu aşmamalı. Dışarıdan aday...gibi hissi laflara kapılmamak lazım. Devlete cumhurbaşkanı seçiliyor. Şahsiyet önemli, mekân değil.

MHP''deki kavga Genelbaşkan seçiminin yapıldığı Büyük Kongre''deki kavga MHP''yi tek başına iktidardan etti. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki kavga da yeniden kaygılar uyanmasına yol açıyor. Bu bakımdan ihraç yapılacaksa sadece Sadi Somuncuoğlu değil, O''na mahalle kabadayısı üslubuyla saldıran milletvekili de aynı cezaya çarptırılmalıdır. O milletvekilinin attığı her yumruk, sarfettiği her söz, sebep olduğu çirkin görüntü Devlet Bahçeli''nin geliştirdiği yumuşak ve uzlaşmacı havaya birer darbe olmuştur.