Kaydet
a- | +A

Bu ülkede yaşayan herkes yirminci asrın beşte birini PKK terörü ile kaybetti. Bu terörün maddi-mânevi bilançosu ortada. Kayıpların büyüklüğüne rağmen terör körükleyicileri maksatlarına nail olamadılar. Daha evvel de değişik zamanlarda Alevi mes''elesi körüklenmişti. PKK terörü alevlenip uzun yıllara yayılınca Aleviliği çıkış kaynağı alan kavgalar kışkırtılmaz oldu . Şimdi bu terör durdurulmuş vaziyette. Kürtçülük ideolojisine dayanan kanlı eylemler durur durmaz yeniden Alevilik hatırlanır oldu. Kürtçülüğü tahrik eden bazı batılı bağnazlar, şimdi de devreye Aleviliği sokma gayretindeler. Irk kavgasından sonra inanç mücadelesi başlatıp ülke insanları kapıştırılmak isteniyor. Bir 20 yıl da öyle gitsin beklentisi var. Yeni zamanlar ve yeni 30 binler ölsün. Zaten onlar, gide gide Kopenhag kriterlerini bile Sevr''e dönüştürme niyetindeler.

Geçen hafta Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Karen Fogg''un Ankara''daki evinde bir AB temsilcisi, bir kısım Alevi temsilcileri ile gizli bir görüşme yaptı... Görüşmeden Türk dışişlerinin, içişlerinin AB''ye bakan devlet bakanlığının kısacası devletin haberi yok. AB, Türkiye''nin içinden bir grubu doğrudan muhatap alarak onların var olduğunu farz ettiği problemleri ile alakadar oluyor. Toplantıya Pir Sultan Kültür Derneği isimli alevi derneği katıldı. Sorumluluk sahibi derneklerse katılmadılar. Hadise basına sızmasaydı gizli kalmaya devam edecek ve belki toplantının ikinci-üçüncüsü de olacaktı. Şüpheli toplantıya sağduyu sahibi Alevi gruplardan tepkiler geldi. Mesela, Adalar Cem Vakfı Kurucu Başkanı Güngör Yıldırım, adı geçen görüşmeyi ''komplo'' olarak nitelemekte. Bu Alevi lideri, mantıklı bakıyor "AB''nin bu talebini etik açıdan da doğru bulmuyoruz. Eğer AB, bir toplantı yapmak istiyorsa bunu hükümetimize bildirir, hükümetimiz de Alevilerden bir temsilci gönderirdi." Yıldırım, dertleri varsa bunun muhatabının AB değil Türk hükümeti olduğunu belirtmekte. Güngör Yıldırım şöyle diyor: -Biz Aleviler olarak ülkemizin güçlenmesini istiyoruz. Türkiye''yi güçsüzlüğe iten hiçbir oluşumdan yana değiliz. Demokratik sistemin bir parçasıyız. Bugüne kadar 8 alevi bakan oldu. Çok sayıda genel müdür ve ordu komutanı oldu. Bizi Türkiye Cumhuriyeti dışlamıyor ki Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği sahip çıksın. Bu toplantıya Aleviler adına katılan arkadaşlarımızı da kınıyoruz. Adalar Cem Vakfı Kurucu Başkanı, uzun beyanatını "Aleviler bu oyuna gelmeyecek" sözleri ile noktalıyor. Güngör Yıldırım''ın dedikleri aklı başında bir insanın düşünceleri. Buna karşılık Alevi dedesi olarak bilinen Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr, İzzettin Doğan''ın söyledikleri ise bir suiistimal endişesi veriyor. Doğan''ın beylik lafları şöyle: -Biz tepki değil, çözüm bekliyoruz. Atatürkçü, demokratik ve laik bir inanış olan Aleviliğin sorunlarını çözüme yönelik adım atmanın zamanı gelmiştir.

Doğan, Fogg''un evinde yapılan toplantıdan rahatsızlığını ifade eden Dışişlerine tepki gösteriyor. Alevilerin çok uyanık olmaları gerekir. İçeride ve dışarıda sırtlarından geçinmek isteyen açıkgözler eksik olmayacaktır. Onlar, kendilerini kışkırttıktan sonra bir kenara çekilirler. Olan yine bu memleketin vatandaşına olur. Hele hele ateist sızmalara karşı hassas olmaları şarttır. Hazreti Ali''yi seven hiç kimse dinsiz olamaz. Böylelerini aralarında barındırmamalılar. Din dersine karşı olmak ne demek? O derslerde hazreti Ali öğretilmiyor mu? Batılı ard niyetliler Kürt kartından sonra şimdi de ortaya Alevi kartı ile çıkmak istiyorlar. Bizlerle kendi mezhep kavgalarını karıştırmaktalar. Oysa Alevilik bir mezhep değildir. İslamda mezhep boğuşmaları da olmamıştır. Tuzağa dikkat etmeli.