Evet; temmuz sıcağı asfaltı eritirken Türkiye''nin dinamizmi, kavuran güneş altında yollara dökülmüş sesini duyurmaya çalışıyor.
Türkiye dinamizmi, işçi ve memur.
Yani kafa ve kas gücü.
Bir de sermayeyi temsil eden işveren var.
İşveren de TİSK vasıtasıyla olayın içinde...
Sancılı günlerden geçiyoruz. Sancının şiddeti yarından itibaren 24 Temmuz''a doğru giderek şiddetlenecek.
Ufukta genel grev ihtimali belirdi.
İhtimal gerçekleşirse sular akmayabilir, elektrikler yanmayabilir, fırınlar ekmek çıkartmayabilir, otobüsler çalışmayabilir, benzin pompaları elemansız kalabilir, tapu, nüfus, sağlıkta memur bulunmayabilir.
Bu bir felcin adıdır.
Memur ve işçi ilk defa bütün teşkilatları ile birleşerek tek yumruk oluyorlar.
İlginci hadisenin sosyal demokrat bir başbakan devrinde patlak vermesi.
İstekleri farklı...
Hükûmetin yeni olduğu da dinlenemez. Yeni olan MHP kanadıdır. DSP ve ANAP üç dönemdir iktidar. Elbette var da vermemezlik edilmiyor ama iktidar, darlıkları ferahlığa çıkartmaya muktedir olan gücün adıdır. Dengeler alt üst olmuş durumda. Orta direk çöktü. Sevinenler ve sürünenler memleketi olmak hoş değil. Hükûmetler, meclisler ağlayamaz. Onlar çare üretirler. Bu maaşlarla geçinmek imkânsızdır. Onun için memur tamamen haklı...
İşçinin durumu biraz daha farklı.
Doğru; kimse mezarda emekli olmasın; fakat vaktinden önce de emekli olmasın. Vaktinden önce emekli olan başkasının hakkını yiyor. Bu bakımdan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı''nın kararlılığı takdire şayandır. Pekâla mavi boncuk dağıtabilirdi. Ancak bugün işçi temsilcileri de makul bir noktaya gelmiş bulunuyorlar. Onlar emekliliğin önce 50-55''e beş yıl sonra da 53-58''e çıkartılmasını teklif etmekteler.
Şu teklif karşısında anlaşmanın sağlanması lazım. Şöyle ki; 50-55 ardından da mesela beş değil de faraza üç yıl sonra 58-60 olabilir. Veya benzer çözümler. Evine ekmek parası götüremeyen işçiyi haklı olunsa da "aktüerya dengesi" çok da ırgalamaz.
Bu sosyal faciaya muhakkak bir çıkış yolu bulunmalı.
Veya çare olacak iktidarlar gelmeli...
Şu manzara yetersiz beslenmeden ahlakî zaaflara kadar kırk türlü illetle cemiyeti mahveder.
Genel grevse zaten bunalmış vatandaşı iyice çileden çıkartacaktır. Genel grev, hükûmet için sonun başlangıcı demektir.
Şunlar da düşünülmeli:
1-Durup dururken emekliliği orta yaşlara çeken geçmiş hükûmetler teşhir edilerek tarih önünde suçluluk payları açıklanmalıdır.
2-Milletvekilliği ve Bakan emekliliği kaldırılmalıdır.
Milletvekilliği ve bakanlık meslek değildir. İki yıl milletvekili ve iki gün bakan olan bir doktorun, avukatın, tüccarın, gazetecinin, mühendisin vs. dehşet rakkamlarla emekli olmaya hakkı yoktur. Bu bir fırsatçılıktır.
3- İş güçlüğü düşüncesi ile basın ve bazı sektörlerde 5 yıl gibi daha erken emeklilik hakkı veren imtiyazlar da kaldırılmalıdır. Gazetecilik, polislik vs. zor da doktorluk, elektrikçilik daha mı kolay?
3- KİT''lerin arpalık gibi kullanılmasının önüne geçilmesi için doğru-dürüst düzenlemeler getirilmelidir.
4- Hükûmetler, IMF kâbusundan kurtulmalıdır.
5-Ya işçiye çalıştığı yerden emekli olma imkânı verilerek SSK lağvedilmeli veya SSK işçi sendikalarına devr edilmeli yahut da özel emeklilik kurumlarına satılmalıdır. Keza SSK hastahaneleri de satılmalı.

