Dündar Taşer, soylu bir kafaydı, bir gönül ve fikir adamıydı. Ülkücülerin yol göstericilerindendi. Karanlık bir trafik kazası ile kaybettik. Kimse kazanın ardına düşmedi. Sebebi araştırılmadı. Sıradan bir vak''a olarak dosya kapandı gitti.
Bugün ismi de unutulup gitmek üzere. Belki bir avuç tanıyanı dışında unutulmuştur bile. Gün Sazak, Demirel''in başbakan olduğu 1. MC Hükûmetinde Gümrük ve Tekel bakanıydı. Ülkücü gençlere ilk defa bakanlık kapılarını açarak iş, aş, meslek sahibi olmalarını temin eden karakter sahibi bir dâvâ ve devlet adamıydı. Bir suikast sonucu şehîd oldu. O da nerede ise unutulup gitti. Faili meçhul cinayetlerden söz edilirken "bir de Gün Sazak''ın katli meselesi vardı" diyen yok. Bu iki ismi ülkücüler hatırlıyor mu? Belki, fakat biz işitmedik. Devlet Bahçeli zaten mikdarı kâfi konuştuğundan O''ndan da duymadık. Hafızasının kuvveti ile maruf Süleyman Demirel dahi Uğur Mumculardan söz ederken kabine arkadaşının adını ağzına almıyor. Hamid Fendoğlu diye bir yiğit adam da vardı. Malatya''lıydı, Türkçesi kırık, istikameti düzgündü.
Süleyman Demirel''in genel başkanı olduğu Adalet Partisi''nde belediye reisliği ve milletvekilliği yapmıştı. ANAP zamanında yine Malatya belediye başkanı iken evine gönderilen bombalı bir paketle kendisi ile gelininin canına kıyıldı. TBMM''de AP''ye kök söktüren bir avuç marksist-Leninist Türkiye İşçi Partisi''ne mensup milletvekiline tek başına karşı koyan Fendoğlu da ne Demirel, ne Mesut Yılmaz tarafından hatırlanıyor. O''nun katli de faili meçhul kaldı. Türkiye, uçurumun ucuna yaklaşmışken komünizm ateşine düşmediyse bunda bildik bilmedik o kadar çok insanın hakkı var ki. Onlar olmasaydı bugün Türkiye, Rusya''nın peyki olabilirdi. Türkiye''yi peyk yapmış bir SSCB de dağılmamış olabilirdi. Komünizmin önünde set olan isimlerden biri de İlhan Egemen Darendelioğlu''dur. Komünizmle Mücadele Derneği Başkanı''ydı. Vakur, heybetli sakin ve dağ gibi bir insandı. Adalet Partisinde bir dönem milletvekilliği yaptı. Meçhul bir cinayetle vurularak şehid edildi. Darendelioğlu da keza milliyetçiler ve Demirel tarafından anılmıyor. Listeyi uzatmak mümkün. Üniversite, basın, düşünce hayatı, siyaset çevrelerinden bir çok faili meçhul var. Öğrenci Mustafa Bilgi, yazar Mustafa Yenigün, şair İsmail Gerçeksöz ve daha niceleri. Anarşide can verenleri saymıyoruz... Faili meçhul mağdurları, münferid cinayetlerle hayata veda ettiler. Yapanların yanına kaldı. İsimleri unutuldu. Bunların en azından bir kısmını daha evvel de yazmıştık. Aynı ölü toprağı serpilmişlik devam ediyor. Yurdumuzda faili meçhul cinayetle ölenler, sadece Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Taner Kışlalı''dan... ibaret değil. Cinayetin, katliamın, insan hayatının sağı-solu olmaz.
Ama; soldan gelen aydınlar unutturulmuyor. Kamuoyu sürekli diri tutuluyor. Kamuoyu onlara yönlendiriliyor. Faili meçhuller bu kadar sanılıyor. Sağda sadece politikacılar değil, sütun sahipleri, ekran sahipleri, sorumlu olması gerekenler hep birden aldırışsız,umursamaz ve unutkan.
Solu tebrik ederiz... Ne komünist devlet kurmak için eline silah alıp gerilla harbini başlatan Mahir Çayanları, Deniz Gezmişleri... ne Kürtçü sinema sanatçısı Yılmaz Güney''i unuttular, unutturdular. Uğur Mumcu''nun katilleri bulunuyor, Yılmaz Güney''in filmleri oynuyor, Deniz Gezmişler için anma toplantıları yapılarak yeni nesillere ideolojileri aktarılıyor. Hatta... Köy Enstitüleri bile tekrar açılmak üzere. İster misiniz yarın Çetin Altan, Hamid Fendoğlu''nun mertliğini mevzu edinen bir makale yazsın? Arşivler orada. Altan, TİP''ten İstanbul, Fendoğlu da AP''den Malatya milletvekili iken; mecliste kavga çıkmış, merhum Hamid Fendoğlu, Çetin Altan''ı çok fena hırpalayarak yerlerde sürümüştü. Ertesi sabah gazeteler olayı şiddetle eleştirmekteydiler. Bir tek Necip Fazıl Kısakürek, Fendoğlu''nu desteklemişti. Bugün gazetesindeki sermakalesi "dayak cennetten çıkmadır" başlığını taşıyordu. Unutkanlara hatırlatalım: 25 Mayıs 1983''te vefat eden Necip Fazıl için en takdirkâr yazıyı kaleme alanlardan biri de Çetin Altan oldu. -Sola hayranlık mı? Asla!.. Allah korusun. -Sola methiye mi? -Hayır!.. Sadece hakkı teslim. Adalet de o değil mi? Yoksa bu tarafta adalet de mi kalmadı? Onlarda solculuk kalmadığı gibi. Sol-sağ bitti. artık yalnızca insanlık var. kendilerini solcu sananlar, işte öylesine bir avuntu içindeler.

