Kaydet
a- | +A

Ve nihayet Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı AGİT, bugün Çırağan Sarayı''nda başlıyor. Hayırlı olsun. Konferans''la felaket aynı tarihlere denk geldi. Biri ile üzüldük, diğeri ile seviniyoruz. AGİT''in Türkiye''de gerçekleşmesinin bereketini daha toplantı başlamadan elde eder olduk. Bill Clinton''ın Kongre''nin tasvibine sunmadan doğrudan kullandırabildiği 1 milyar dolarlık Eximbank kredisinden sonra dün de Dünya Bankası 1.515 milyar dolarlık kredi açtı.

Amerikan Başkanı, dün İzmit Doğukışla Çadırkenti''ndeydi. Burada bir konuşma yaptı: -Sizin için, hayata dönmeniz için biz de Amerika''da elimizden geleni yapacağız. Clinton, 500 çadır daha göndereceklerini haber verdi. O konuşma yaparken kızı Chelsea Clinton depremzedelere sürekli tebessüm ediyordu. Genç kız, bu tebessümleri ile kederleri paylaşmaktaydı. Başkan saat 11.00''de gelmişti. 15-20 Çadırı dolaştı. Halkla el sıkıştı. En anlamlı, en insanî sahne ise Erkan ismindeki yedi aylık bir bebeği kucağına alıp sevdiği ândı. Bill Clinton, büyük bir şefkatle minik Erkan''ı üç-beş dakika sevdi, kucağına bastı. O''nun topaç elleri ile Başkan''ın kocaman burnunu sıkması üzerine kahkahalar attı. Kederli insanlar, Başkan''ı bu davranışı ile kendilerine yakın buldular. Ne yazık ki bizim milletimiz nice zamandır böylesine içten, sıcak ve sempatik hareketlere hasretler. Zaten ailenin üç ferdi de tebessüm ve tevazuları ile dikkat çekmekteler. Bay Clinton''ın bir buçuk saat kalarak döndükten sonra depremzedelerin söyledikleri bir burukluk meydana getirdi. İsyan eden o insanlar, teftiş çadırları hazırlandığını, Başkan''a bunların gösterildiğini, ahalinin perişanlığının saklandığını iddia ediyorlardı. Kim bu sözlerin asılsız olduğunu öne sürebilir? Mustarip olan onlar. Sadece ateş düştüğü yeri yakmıyor. Soğuk yakıyor, yağmur su içinde bırakıyor, mevsim titretiyor. Bir zamanlar "umudumuz Ecevit" denirdi. Olmadı... Bill Clinton''sa -maalesef- umut oldu. Bugün Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris Yeltsin de İstanbul''a geliyor. Türk halkı, Amerikan Başkanı''nı ne kadar yakın buluyorsa O''na da öylesine soğuk ve uzak. Çünkü, Rus Başbakanı Vladimir Putin gibi Yeltsin de gözü dönmüş bir şekilde Çeçen kahramanlara "haydutlar!" diye saldırdı. Şüphesiz ki Bülent Ecevit, Moskova''da resmi davetli iken bu sözlerden rahatsızlığını belirtseydi, Ruslar da meydanı böylesine boş bulmazlardı. Türkiye, çok hareketli günler geçirmekte. Önceki gün dün son derecede dikkat çekici sözler işittik. Bunlardan biri de dün Şale Köşkündeki yemekte Demirel tarafından söylendi: Sayın Cumhurbaşkanı, teşekkür konuşmasında şöyle dedi: -Mali şeffaflık içinde çalışacağımıza söz veriyoruz... Clinton''ın konuşması ise Şale''den etkilendiğinin açık göstergesiydi: -Bu sarayda yemek yemiş olmaktan dolayı nerede ise imparatorluğu özleyeceğim. Ama, Osmanlı İmparatorluğu devam ediyor olsaydı, ben burada ağırlanmış olmayacaktım. Zira o zaman küçük bir devlet olmuş olurduk. Bill Clinton, bir selef gibi hareket ediyor. Güngörmüş bir millete hitap etmenin nezaketini korumakta. Zaten AGİT de bir başka sarayda Çırağan''da yapılacak. Çırağan ve AGİT aslında bizim, zaman hülasamızdır.