Kaydet
a- | +A

Sezer kendini şöyle savunuyor:-Hukukçu olduğum halde anayasaya aykırı bir metni imzalayamazdım... Noter değilim.. Kimseden cumhurbaşkanı yapılmam yolunda talepte bulunmadım. Kimseye borcum yok. Gerekirse gitmeyi de bilirim. Türkiye Cumhuriyeti''nin 10. Cumhurbaşkanı "icabında istifa edebilirim" demek istiyor. Bunu diyebilir mi? İstifa, kullanılması veya kullanılmaması ilgili kişiye bırakılmış bir müessesedir.

Tersi görevden almadır.

Devlet başkanlarının görevden alınmaları fevkalade nadir hallerde cereyan eder.

Mesela... Cumhurbaşkanının Anayasaya göre vatana ihanetle suçlanabilmesi için dahi TBMM üye tam sayısının en az üçte birinin teklifte bulunması lazım. Bu teklifi de üye tam sayısının dörtte üçünün kabulü şart. Devlet başkanlarının bilinen görevden alınma halleri ikidir. Biri bahsettiğimiz vatana ihanet keyfiyeti, diğeri de delirme. Akıl hastalığı sebebi ile göreve son verme bir kere V. Murad''la yaşandı. Cünun getiren padişah hal edilerek yerine başka padişah cülus etmişti... O sırada meşrutiyet de değil, mutlakiyet rejimi cari idi. Demek ki rejimin cinsi her ne olursa olsun devlet başkanlarının yerlerinden alınmaları ağır şartlara bağlıdır. Kısacası devlet başkanları istedikleri zaman istifa edemezler.

Hakları yok mu?

Var; fakat yok denecek kadar zayıflıkla.

Bu sebeple bütün Türk tarihinde belki de istifa eden devlet başkanı yoktur. Ahmet Necdet Sezer de istifa edemez. O''nu o makama şu bu parti değil; TBMM getirdi. Müsterih olsun kimseye diyet borcu yok. Borçlu olduğu biri varsa o da hizmetle mükellef olduğu millettir. Birilerine kızarak hizmeti bırakamaz. Evet, çok rahatsız edildi, üzerine çok gidildi ama yalnız bırakılmadı. Siyaset entrikalarına harcanmadı. Üstelik tabir caizse galip gelen de kendisi oldu. Direndi ve kazandı. Belki yerinde başkası olsaydı bugün sosyal huzurumuz alt-üsttü. Hak bildiğinde sonuna kadar ısrarcı olması unutulmayacaktır. Bu cephesi ile şimdiden tarihteki yerini almıştır. Artık kimse Çankaya yokuşunu çantada keklik anlayışı ile tırmanmayacaktır. Ricamız ''istifa ederim, giderim, çekilirim'' gibi daha ziyade hissilik ifade eden tavırlardan uzak durarak işine bakmasıdır. KHK imzalanmadığında Türkiye''nin batacağını iddia edenlerin onu düşünmeleri belki daha makul olur... Halk, Ahmet Necdet Sezer''den razı. Bir de şu akılsız dostlar sussalar... Türkiye, daha sivilleşecek, daha normalleşecek, daha demokratlaşacak. Sezer "önce hukuk" diyerek bu sürece önemli katkılarda bulunmuştur. Bu yola girmiş Türkiye''de cumhurbaşkanı istifası ile doğacak bunalımın nasıl biteceğini kimse kestiremez. Bu defter kapanmalı herkes işine bakmalı.