DYP Cumartesi günü Ankara''da olağan kongrelerinden birini daha yaptı.
Tansu Çiller, yeniden genel başkan. Netice sürpriz değil. Ne delegeler, ne kamuoyu, ne de bizzat sayın Çiller için. Zaten öyle anlaşılıyor ki DYP genel başkanının sıkıntısı da tekrar seçilme meselesi değildi. O''nun temel problemi, partisinin ciddî bir oy kaybı ile küçülmesidir. Meşhur misalde olduğu gibi öyle bir kayıp ki şayet CHP TBMM''ye girebilseydi kendisi milletvekili olamayacaktı. Bunu Tansu Hanımın birinci meselesi sayabiliriz. İkinci meselesi, uzlaşma arayışıdır.
Asker, medya ve sermaye ile arası bir kere bozulmuştur.
Bu bir gerçek.
Gerçi hayli zamandır bu çevrelerle bir uzlaşma arayışının içinde ama köprülerin yeniden inşa edildiği söylenemez.
CNN Türk''ün açılışına gitse de Milliyet 6. Büyük Kongre''yi birinci sayfadan görmedi. Kongre''nin TV''den baştan sona nakli ise ancak bazı kablolu istasyonlarla oldu. Diğerleri haberlerde bağlandılar. Siyasetimizin de edebiyatımızın da fikir hayatımızın da en netameli konusu ademe mahkûmiyettir. Sizi yok sayarlar. Ne yapsanız, ne deseniz, ne üretseniz görmezden gelinir, muhatap alınmazsınız. DYP genel başkanı, bir süredir muhatap alınmamaktadır. Maksat yok etmek.
Onun için yok olmayıp yerini koruyabilmesinde hakkı olanlar üzerine titizlenmesi gerekir. Çiller''in üçüncü sıkıntısı ise fiili durumdur. Bugün hemen bütün partiler merkeze toplanmıştır... DYP merkezde idi, ANAP merkezde idi. Şimdi MHP ve FP de kendilerine merkezde yer açıyorlar. Bu iki partinin aldıkları oyları düşünmeli. Bu çapta oy potansiyeline kavuşan partiler, artık merkezde telakkî edilmelidir. Böyle bir tesbitin DYP ile alakası ne olabilir? Oy pastası küçülmektedir... 18 Nisan Seçimleri bu manzaranın mahsulü. MHP ve FP''nin iki yandan sıkıştırması ile DYP ve ANAP küçüldü. Kongrenin diline gelince... Yeni bir şey söylendiği iddia edilemez. Ortaya ne bir tez ne de antitez konabildi. Bilinenler tekrarlandı, hisler okşandı. Bilhassa yeni adayların, onlardan da Köksal Toptan''ın iyi bir hazırlık ve yeniliklerle gelmesi gerekirdi.
Kongre Çiller''in dolaylı itiraflarına da şahîd oldu. Tabanı yeni tanımaya başladığından söz etti. Üzerine basa basa siyasetin okulu olmadığından yakındı. Zararın neresinden dönülse kârdır diye düşünüyor herhalde.
Dünkü basın toplantısında da parti içi kucaklaşmadan, hazreti Mevlana hoş görüsünden bahis açıyordu. Evet; Çiller, yardımcılarına dikkat etmeli. Lider, sadece hoşa gideni duymak isterse bir gün her şey nâhoş olur. Ekranlardan bir takım kimselerle kavgaya girişmesi kendisine kavgacı imajı verdi. Meral Akşener gibi sadakatinden dolayı çok hırpalanan bir ismin dahi küstürülmesi vefasızlığa bağlandı Bütün bunlara rağmen o değişmez gerçeği hatırlıyoruz... Hatasız kul olmaz.
Tansu Hanım, bugün dolaylı da olsa hatasını kabul ediyor. Her ne olursa olsun tartışma ve çekişmeler de yaşansa delege Tansu Çiller''e itimad tazelemiştir. Bunu heba etmemeli. Nasıl? İç uzlaşma, dış uzlaşma, imaj yenileme ile.
Bu yüzden keşke, GİK''e muhalif gruptan da isimler girseydi. Öylece parti içi demokrasi işlerdi. Bu eksiklik sayın Toptan ve o ekipte yer alanlara bir takım aktif vazifeler vererek telafi edilebilir.
Tekrar ediyoruz... İç uzlaşma, dış uzlaşma, imaj yenileme. Ve... Şu ABD''deki mallarla, çiftlik derdi. Hibe taahhüdü hatırlanıp icabı yapılmalı. Çiftlik de elden çıkartılmalı.
Bundan sonrası Tansu Çiller için de DYP için de son şanstır.

