Çok kimse uğramasa da yine iftihar kaynağımız olan Atıf Efendi Kütüphanesi gibi, Millet Kütüphanesi gibi, Koca Ragıp Paşa Kütüphanesi gibi, Devlet Kütüphanesi gibi, Milli Kütüphane gibi... kütüphanelerimiz var, Müzelerde kitapların teşhir edildiği kısımlar var. Fakat edebiyat müzemiz yok. Özel birkaç edebiyat müzesi ise ayrıca himayeye muhtaç. Ne kütüphaneler ve ne de müzelerde tarihî kitapların sergilendiği kısımlar, edebiyat müzesi ihtiyacına cevap verebilir. Onların yerini alması imkânsız. Edebiyat müzesi daha farklı yapıda bir kuruluş, edebiyatçı ile edebî eser arasındaki zahmetli yolculuğu gözler önüne getiriyor. Şair, yazar, romancı, hikâyeci... kısacası okuyucunun sevip merak ettiği insanın hayatı orada.
Kıyafetleri, gözlüğü, kalemi, daktilosu, bilgisayarı, hayatının çeşitli dönemlerine ait fotoğraflar, yazı müsveddeleri, kitaplarının ilk baskıları, okuduğu eserler, kendisine gelen mektuplar, çalışma odasına astığı tablolar, koltukları, çay bardağı, kahve fincanı, belki gittiği sinemadan bir bilet vs.. Yani, edebiyatçının şu dünya serüvenine dair belgeleri. Elbette, beş parasız kaldığı ânları, çektiği sıkıntıları, gördüğü anlayışsızlıkları, tutunmak için verdiği mücadeleleri vesikaya dökemez, daha sonra tekrarlayamazsınız; ruh hali ile alakalı bu gerçekler onun satırlarındadır. Maddi tarafsa miras olarak kalır. Onlarla sevenlerini buluşturmak elde. Sevenleri, araştırmacılar, bilhassa yeni yetişen kabiliyetler. Bilhassa onlar. Bizde çok kere edebiyatçı el yordamı ile yetişir. Edebiyat fakülteleri dahi yetmeyebilir; çünkü, edebiyatçılık bu fakültelerle sınırlı değil.
Onun için TYS/Türkiye Yazarlar Sendikası''nın edebiyat müzesi kurmak maksadıyla Kültür Bakanlığı''na müracaat etmiş olması çok yerindedir. Meseleye sahip çıkan Kültür Bakanı İstemihan Talay, Yıldız Sarayı Arabacılar Dairesi''nin bir katını Edebiyat Müzesi yapılması için TYS''ye tahsis etmiş bulunuyor. Şimdi iş projelendirme yapılıyor.
Sendikanın hazırlattığı çizim, Yıldız Sarayı müdürlüğünde. Hayırlı olsun. İnşallah bilahare daha büyük mekânlara taşınma imkânına kavuşur. Böylece dünyada edebiyat müzesi kuran sayılı ülkeler arasına gireceğiz. Emeği geçenlere teşekkür ederiz. Ancak bir de korkumuz var.
Acaba, bu teşebbüse de ideoloji bulaşır mı? Bulaşmaması lazım. Artık bu olgunluğa erişmiş kişilerin öyle bir hata işlememeleri beklenir. Bu müzede Türkçe eser vermiş herkes yerini almalı.
Türkçe yazanlar, Türkçe konuşanlar, Türkçe söyleyenler ve Türkiye ve kültürümüzle uzak yakın alakası olan herkes...

