İran''la tarih boyunca uyusamadığımız doğrudur. Çünkü... İran''la bizim İslamiyet anlayısımız farklı.
Bu fark, mezhep ayrılığından ileri geliyor. Türkiye, sünnidir, İran sii. Bu temel farklılık Osmanlı''nın iki cephede savasma mecburiyetini doğurmustur, bu da doğrudur. Ancak baska doğrular da var. İran komsumuzdur. Komsular da akraba gibidir. Seçme sansına sahip değiliz. Tarihi sartlar, onu öylece tayin eder. Kaldı ki dıs politikada ebedi husumet olmaz. Diplomasi, husumetleri samimi dostluğa olmasa bile faydaya çevirme san''atıdır. İsrail''le bir çok alanda isbirliğine gittiğimize göre pekâlâ İran''la da yakınlasmamız mümkün olabilir. Bütün komsuları ile bütün zamanlar boyunca kırgınlık, dargınlık, çekisme Türkiye''ye sadece kaybettirir. Dısisleri Bakanı İsmail Cem''in İran ziyareti normaldir. Herhangi bir ülkeye yapılan ziyaretlerden biridir.
Üstelik arada terörden tabiî gaza kadar bir çok mesele olduğu için bu ziyaret, aynı zamanda önemlidir de...Hal böyle iken bir emekli orgeneral, bu ziyaretten rahatsız olmus. Emekli general meshur Doğu Aktulga. Rahatsızlık duyma sebebi İran ziyaretinde İsmail Cem''in esi Elçin Cem''in basına örtü alması.
Aman ne büyük cinayet!... Onun için bahsi geçen kisi Cem ailesini ilkesizlikle suçluyor. Hani nerede ise "laiklik elden gidiyor" diyecek. Böyle bir anlayıs, süphesiz ki eziyettir, biz buna layık değiliz... Bakanla Esinin yaptığı misafir olarak bulundukları ülkeye saygıdır, hepsi bu kadar. Afaki, ayağı yere basmayan, zamanla çakısmayan, milli menfaatlerimizle akort olmayan post modern iddialar. Kötü olansa bu sözlerin TSK''ya yamanmaya çalısılması. Bir emekli askerin devletin dıs politikası gibi hassas bir konuda içinden çıkıp ayrıldığı kurum adına konusmaya ne hakkı var? Bir baska ülkeyi rahatsız ederek çıkarlarımıza halel verme yetkisini nereden alıyor?
Üstelik bu tutum artık gitmiyor da... Hele aydın olmakla zerrece alakası bulunmuyor. Aydın olmanın asgari sartı insaftır. Bir Bakan esinin sahsi tercihini bir büyük kabahat gibi sunmanın müdafaa edilir tarafı olabilir mi? Çağdas insan, bunlarla uğrasacağına insafın icabını yapar. Zekeriya Beyaz diye birinin dekanlığına getirildiği fakültede oranın dini bir kurum olduğunu hiçe sayarak evladı hükmündeki kızlara kıymasına neden muhalefet edilmiyor? Bu memlekette bir aferin almak, dekan olmak, rektörlük yolu açmak için neler harcanıyor; bunlar da görülse ya!.. Akıntıya kürek çekmek, nabza serbet vermek, hos görünmek kolay. Hele hariciyeye hariçten karısmak... Sayın Elçin Cem''i tebrik ederiz...

