"Hiçbir şekilde bizden farklı düşünenlerin yok olmasını istemek gibi bir hakka sahip değiliz. Hele üniversite bu hakka hiçbir zaman sahip olmadı. Üniversite, varoluşunu özgürlüklere borçludur. Özellikle düşünce ve ifade özgürlüğüne borçludur." Bu sözler, reddedilemez....kimsenin aklından böyle bir şey geçmez, geçmemeli. Bunlar, üzerinde kaç gündür tartışılan bir konuşmanın özü. Söyleyen Erkan Mumcu. İstanbul Üniversitesinin yeni yıl açılış töreninde rektör Kemal Alemdaroğlu''nun konuşması üzerine dedikleri. Turizm Bakanı Mumcu, rektörü kınıyor.
Daha sonra Mesut Yılmaz''ın da "rektörün konuşması tasvip edilecek, anlaşılacak bir konuşma değil. Bir üniversite rektörüne yakışacak bir konuşma değil" diyerek ayıpladığı gibi. Rektörü o gün kürsüde dile getirdiklerinden dolayı daha başka aydınlar da kınadılar. Eğer, Erkan Mumcu, üniversiteyi hapishaneye çeviren bir zihniyete karşı o infiali göstermeseydi, Mesut Yılmaz, siyasiler, fikir adamları, bir tehlikeden haberdar olamayacaklardı. Bravo Erkan Mumcu''ya. Orada bir çok kimse sus-pus oturup yok etme fikrine endeksli bir nutku dinlerken O, yerinden fırlayarak haksızlığa muhalefet etti. "Dünkü çocuk" bugünkü yaşlıya denmesi gerekeni dedi. Bir rektörün yaşı kaç olursa olsun bir bakana "dünkü çocuk" demesi protokol adabına uyar mı?
Erkan Mumcu, o gün aydınların itibarını kurtarmıştır. Haksız bir uygulamayla, onun savunulmasına sinirlendiği belliydi. İrticalen konuşuyordu. O bakımdan misali yanlış değerlendirilmiştir. Bir farka vurgu yaptı. Askeri küçük düşürmek gibi bir niyet taşımıyordu. Sakınılması şart olan bu rektörün bulunduğu fotoğrafta yer almaktır. Alemdaroğlu, tâ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığı günlerinden beri problemli bir yönetim sergiliyor. Hiçbir eğitim kurumunda sancı yaşanmazken onun fakültesi dertler ocağıydı. Bunu bütün Türkiye''ye yaydı. O bakımdan bir namuslu entellektüelin O''na sorumluluğunu, kusurunu ve yanlış yolda olduğunu yüzüne karşı haykırması gerekiyordu. Yeni yılda bu şeref Erkan Mumcu''ya nasip oldu. Şimdi Merak edilen bu kadar gürültüden sonra bu konuşmanın bakanın hanesine not edilip edilmeyeceğidir. İlk kabine değişikliğinde veya münasip bir zamanda, hatta bir daha da bakan yapılmamak kaydıyla gidip gitmeyeceği merak ediliyor.
Dileriz bir dürüst insan ceza görmez. Mesut Yılmaz yalpa yapmadan arkadaşına hakkıyle sahip çıkmalı. Ne olursa olsun. Erkan Mumcu, vazifesini yapmıştır. Gönlü huzurlu, başı dik olabilir. Gitmesi gereken haysiyetli insanlar değil, kargaşa çıkartarak huzurumuzu bozanlardır. Kemal Alemdaroğlu ve benzerleri ülkemize sadece kötülük ettiler.
KİTAPLAR... AVRUPA BİRLİĞİNE NEDEN HAYIR-Suat İlhan-Ötüken Neşriyat: 0212.2510350 TÜRKİYE''DE DARBELER VE KAVGALAR DÖNEMİ-Mehmet Barlas-Birey Yayıncılık: 0212.511 33 69 BENİ ÇOK ARARSINIZ -Mehmet Akyol-Akçağ Basım: 0312. 432 28 52 ÖZLENEN DEMOKRATİK TÜRKİYE-Doç. Dr. Sami Selçuk-Yeni Türkiye Yay. 0312. 442 62 42 BALKANLARDA ÇAĞDAŞ TÜRK ŞİİRİ ANTOLOJİSİ-Hasan Mercan-www.byegm.gov.tr "Beni Çok Ararsınız" Turgut Özal''a ait bir söz. Son kitapsa Yargıtay Başkanının adli yıl açış konuşması. Diğerleri "ismi ile müsemma"... Okuma arttıkça kavgalar azalır. Şu Türkiye''ye bakınız, herkes herkesle kavgalı.

