cKomşuyuz. Dünkü kavgalar üzerine politikalar üreterek hayırlı bir yere varılamaz. İttihad Terakki iktidarının yanlış politikaları Türklere de ziyan verdi. Soykırımsa bir yalandır.
Suçlu-suçsuz toplu katliam, İslam dininin izin vermediği bir vahşettir. O devrin daha da dindar Müslümanlarının böyle bir ırk imhası hareketine teşebbüsü mümkün değildir. Meseleye bir de bu cepheden bakmalı. Buna karşılık sömürgeci milletler, oldum olası küçük kavimleri kendi çıkarları uğruna kullanmışlardır. Son örneği Yunanlılarla Ermenilerdir. Birini İngiltere istismar etti, diğerini Ruslar. Ermeni düzmeceleri şimdi de Londra kulislerinde sinsi tezgâhlarla kotarılıyor. Hayret verici olansa Yunanistan''ın da Olimpostan yuvarlanan bir çakıl taşı gibi kopup gelerek "ben de varım!" demesidir. Yunan askerinin batı Anadolu''da yaptıklarını izaha "zulüm" kelimesi yetmez. Gaddarlık, yakıp-yıkma her şey var orada. Tıpkı Rus destekli Ermeni milislerinin doğu Anadolu''da yaptıkları gibi. Buna rağmen kalkmış küçük Asya, Pontus, jenosit gibi masallardan söz ediyorlar. Batı Trakya ne oldu? 12 Ada kimin? Kıbrıs''ın tapusu kimde? Bunları da konuşalım mı? Bir milletin toprağını, kanını, malını, namusunu müdafaası suçsa biz bu suçla iftihar ediyoruz. Yunan iddiaları tam bir deli saçması ve hezeyandır. Ermenilerin de Yunanlıların da bu çıkmaz sokaktan kurtulmalarını dileriz. Aynı coğrafyayı paylaşan komşularız. Komşu komşuya her zaman muhtaçtır. Türkiye, Ermeni ile Rum''a muhtaç değil ama onlar her halü kârda büyük komşularının himayesine muhtaç hatta O''na mecburlar. Batının piyonu, kuklası, maşası olmasınlar. Malzemesini maskaraya çevirmek sömürgecilerin umurunda değil. Tarihten neden ders almıyorlar? Dediklerimiz biraz acı fakat dostça. Geliniz bütün engelleri kaldıralım. Hafta sonu insanlar Erivan''a, Selanik''e, İstanbul''a gidebilsinler. Aynı havayı teneffüs eden nerede ise hepsi de Türkçe konuşan bu milletlerin düşman olmasının Türkler''e, Rumlara, Ermenilere asla ve asla hiçbir faydası yoktur.
Nezih Demirkent Nezih Demirkent de veda etti. Nesildaş insanlar bir bir aramızdan ayrılıyor. Ölüm, şaşmadan, sektirmeden atlamadan hükmünü icra ediyor. O''na "okul adam" dense yeridir. Daha iletişim fakültelerinin açılmadığı zamanlarda o boşluğu dolduran önemli isimlerden biri oldu. Teori ve pratiği ile meslekte öğretmenlik yapıyordu. Hakîkî bir Bâb-ı âli mensubuydu. Genel yayın müdürlüğünde zirveye tırmandı. Hukuk tahsil etmişti. Muhabirlikten patronluğa kadar uzanan çizgide ilerledi. Gazetecilik meslek ve itibarını korumaya özen gösteren bir meslek ahlakına sahipti. Haberde, tarafsızlık, dürüstlük, seviye, kamu yararı ve kişi hakları gibi kriterlere hem dikkat etti, hem de dikkat edilmesini istedi.
Medyada yol göstericilerdendi. Çok kimsenin üzerinde hakkı vardır. Meslek kuruluşlarındaki görevlerinde meslektaşlarının hakları için çalıştı. İşine bağlı ve saygılıydı. Ciddi insandı. Yazdıkları vefatından sonra da gençlere çok şey öğretecektir.
Evvel gidenlere selam olsun. Cenab-ı Hak''tan rahmet diliyoruz.
BKY''den iki kitap daha... Babıali Kültür Yayıncılığı/BKY kültürümüze yeni zenginlikler katmaya devam ediyor. Bu yakınlarda iki kitap daha çıkardı. Biri velûd, zarif ve bereketli kalem İskender Pala Hoca''nın İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK ismindeki eseri. Diğeri de kabiliyetini tevazuunda saklayanlardan Cevdet Söztutan''ın BİR DESTE NÜKTE''si.
İki Dirhem Bir Çekirdek, "Hikâyeleri İle Deyimlerimiz"i anlatıyor. Tadına doyulmaz bir üslupla kaleme alınmış kitabı bir solukta okuyacak, fakat elinizin altından ayırmayacaksınız. Bir Deste Nükte de öyle. Bu kitaptan bir misal: Damat İbrahim Paşa, bir gün Nedim''e. -Dünyanın en büyük cihangiri kimdir diye sorar. Nedim şöyle der: -En çok gönüller fetheden (fâtih-i kulûb) kimse, en büyük cihangir odur işte odur paşam. Her iki değerli fikir adamımız da bu eserleri ile ilim, irfan, zevk... taşıyıcılığı yapıyorlar. Diğer yazarlarımız gibi onlara da şükran duyuyoruz. Bu kitapları mutlaka edinmelisiniz. BKY (0212) 511 95 22 ve yayınevleri...

