Kaydet
a- | +A

İnsanın düşebileceği en alçak nokta ihanettir. Hain, ihanet eden kimse. Nankör başka; hain, aynı zamanda nankördür ama her nankör hain değildir. Herkes herkese ihanet edebilir mi? Hayır!... Güvenilmiş olanın bu güveni tahrip etmesine ihanet denir. O, bu fiili bilerek ve isteyerek yani kasten işler. Bu kelime, sözlüğün en bayağı malzemesidir.. İhanetle dünyalar yıkılmakta. Hain, nasıl bir ruh yapısındadır ki kendine inananı aldatabilmiştir. O kadarla kalsa neyse; sırtından hançerlemiştir. Demek ki ihanette kahpelik de vardır. Hainin kalbi, insafı, merhameti ve adalet duygusu olamaz. Bir başka söyleyişle peynir-ekmek yercesine ihanet edebilen insanlık derekesinin en altındaki mahluk, kalpsiz, insafsız, merhametsiz ve adaletsizdir. Bedenini satan bedbaht da, kadın da, kumar müptelası zavallı da ondan daha şereflidir. Hain, hamdır. Nobrandır. Vahşidir... Böylelerinin tek tercihi kendi egolarını tatmindir. Ondan öte değer tanımazlar. Sahi diye, samimi diye sundukları her sahtelik benliklerine hizmet içindir. Yılan sokar, köpek ısırır; hain ihanet eder. Bir maya meselesi. En mustarip insan, ihanet görmüş insandır. Hele çevresine rağmen müstakbel haine inanmış; o da onu satmaya yeltenmişse... Cinayetler, dünya kurulalı beri var. İhanetler de öyle. Her ihanete uğrayan ne ilk mağdurdur ne de son. Bu bir teselli vesilesi. Bir de şunu unutmamalı: İnsan iki tercihten birine mecbur edilse; hain olmayı mı mağdur olmayı mı seçer? Mağdur ve mazlum olmak hain olmaktan elbette iyidir. İlk ihaneti işleyen İblis.

Öyleyse ilk ihanete uğrayan Cenab-ı Hak... Brütüs onca iyiliğe rağmen hain. Son Rus Çarı''nın en yakınındaki entrikalar mimarı Rasputin de.