Yazımızın başlığını zorlanarak seçtik. Bir çok başka cümleler düşündük. "Fransızların gece baskını", "Fransız aldatması" ...gibi ama sonunda hadiseyi tam tercüme etmesi bakımından "ihanetin Fransızcası" demeyi uygun bulduk. Yumuşak bir söz değil ama anladıkları dil bu. Kendileri sebep oldular. Fransız şövalyeleri önceki gece bir baskın düzenlediler. Türkiye''nin içeride yolsuzluklar, cezaevi kepazelikleri, dışarıda da -herhalde- ABD seçimleri ile meşgul olduğu bir zamanda senatör cenapları, Fransızların I. Dünya Harbinde güney Anadolu''daki işgal, zulüm ve katliamı unutmuş görünerek Ermeniler için havariliğe soyundular. Fransa tiyatrosu ile Ermeni şovenleri Amerika''daki başarısızlıklarını telafi yoluna gitmek peşindeler.
30''u aşkın senatörün teklifi ile Ermenilerin meşhur iddiaları acil konular cümlesinden olarak gündeme alındıktan sonra Fransa senatosunda oylamaya gidildi.
Evvelki geceki oylamada, 164 senatör lehde, 40 senatör aleyhte oy kullanmış.
4 de çekimser var.
Türkiye''yi destekleyen senatörler Jacques Richard Delong ile Michel Pelchat, söz konusu tasarının, anayasaya aykırılığından dolayı reddedilmesi yönünde verdikleri önergeye 58 üye destek verirken, 171 üye, buna karşı çıkmış. Bazı senatörlerin "Ermeni soykırımı" iddiasıyla beraber diğer soykırımların da tanınmasına yönelik sundukları değişiklik teklifleriyse kabul edilmemiş. İşte Avrupa''nın göbeğinde sağduyu göstergesi... Buna ihanet değil de ne demek gerekir? "Ermeni soykırımı" iddiasına ilişkin önceki gün başlayan tasarıyla ilgili tartışma tâ dün sabah saat 06.30''da sona erdi. Türkiye''de insanlar uyurken Paris''te onlar için neler dönüyormuş meğer?
Olay, Fransızların Türkiye''ye karşı hangi hisler içinde olduğunu en net şekilde gösteriyor. Akarcalı''nın verdiği haber zor hazmedilir cinsten. Oylamadan önce Fransız senatörlerle görüşen Türk parlamento hey''etinden İstanbul milletvekili Bülent Akarcalı, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Başbakan Lionel Jospin''in tasarının engellenmesi yönünde herhangi bir teşebbüste bulunmadıklarını ifade etti. Bir taraftan AB''ye davet edilirken bir taraftan böyle bir muameleye maruz kalmamız hangi mantıkla izah edilir? Akarcalı''nın tesbiti doğru. "Fransız hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti''ni hafife alarak aldatmıştır". Cumhurbaşkanını da itham ettiğimize göre ''Fransız hükümeti'' yerine ''Fransa devleti'' demek daha doğru olur. "Acil konular" farzedilen tasarı ile daha önce mecliste kabul edilerek senato gündemine alınmayan tasarı muhteva itibariyle aynı. Ancak Senato Başkanlık Divanı ve hükümet, daha evvel mecliste kabul edilen kanun tasarısını gündeme almayı reddettikleri için mahiyetleri aynı olsa bile senato gündemindeki tasarı, yeni hazırlanmış muamelesi görecek.
Türkiye''yi tarih önünde mahkûm etmek isteyen tasarıda, "Fransa, Ermenilerin 1915 yılında maruz kaldığı soykırımı resmen tanır" ifadesi yer alıyor.
Muhakkak ki bütün Fransızlar da bütün Ermeniler de böyle düşünmüyor. İşte bütün bunlar olurken senato önüne toplanan Ermeni asıllı Fransız sayısı topu topu 30 kişi. Bir avuç da localarda beklemiş. Ne var ki radikallerin sesi fazla çıkıyor.
Aklı başındaki Fransız ve Ermenilerle Fransa dostlarını göreve çağırıyoruz. Fransız yönetimini Ermenileri kullanarak şantajcılık yapmaktan vaz geçirsinler. Bu sömürge zihniyetinin ettiği yeter!

