Bâb, kapı demek; âli de büyük; Bâbıâli ''büyük kapı'' anlamında. Bu kelime ile kastedilen hükûmet. O devirde hükûmet merkezi bugünkü İstanbul vilayetidir. İsmi de ''sadaret''. Buna rağmen sadaretten yani başbakanlıktan çok ''Bâbıâli'' denir. Sebep, Sadaret binasının yüksek avlu kapısı. O kapılardan biri bugün vilayetin Gülhane tarafında sapasağlam ayakta duruyor. Yahut o veya bir başka sadaret kapısı ile alakası olmadan tamamen mecazi olarak da ''Büyükkapı'' mânâsına kullanılmıştır. Herhalde ikisi birden doğru... Bâbıâli, nice zamanlardır sadece bir muhit değil; aynı zamanda bir meslek adı. ''Bâbıâli'', gazeteyi, kitabı, dergiyi; kısacası en geniş anlamı ile medyayı çağrıştırır. O hemen nerede ise 150 yıldır, bir mesleğe mekânlık yapmakta. Türkiye''de ilk gazeteler; o günkü adları ile ilk "ceride"ler, ilk "mecmua"lar Bâbıâli çevresinde çıkmaya başlamış. Şinasi''ler, Namık Kemaller, Ahmet Mithat Efendi''ler, Muallim Naciler''den 1980''lere, Tanzimat''ın ciğerrenk kalıp fesli efendilerinden, Cumhuriyet''in önceleri fötr şapkalı, sonraları ağzı purolu beylerine kadar Bâbıâli medyanın merkezidir. Hudutları da Eminönü kazası içindedir. Vilayetin karşısı da, Sultanahmet de, Nuruosmaniye de Sirkeci de...hep Bâbıâli''dir. 1980''lerden itibaren Bâbıâli gözden düştü. Bâbıâli''den ilk defa Tercüman gazetesi kaçtı. Tercüman, o zamanlar ikinci en çok satan gazeteydi. Topkapı''ya gitmeye karar verdi ve gitti. O''nu Son Havadis takip etti. Son Havadis de İncirli''yi tercih etmişti. Diğer gazeteler sıraya girmekte gecikmediler. Bu yüksek tirajlı gazeteler havaalanına daha da yakın olmak istediler. Seçilen yeni mekân İkitelli idi. Artık İkitelli-Yenibosna çevresinde ihtişamlı plazalar yükseliyordu. Bunların hepsine birden ''İkitelli'' dendi. ''90''ların ikinci yarısında Babıali''de hemen hemen medya kuruluşu kalmamıştı. Yayın grupları, olanca gazete ve dergileri ile bir tek çatı altına toplanıyorlardı.. Hatta bazılarında televizyonlar da aynı plazaya taşınmıştı. Medya mensupları, imkân, rahatlık, teknoloji itibariyle bir rüya iklimine girdiler... Her şey hesap edilmiş ama bir şey gözden kaçmıştı. İkitelli''de İstanbul''un daha doğrusu hayatın nabzı atmıyordu. Ardından bir de bilişim devrimi gelince hem de en umulmadık gazeteler en beklenmedik zamanlarda İkitelli''ye veda ettiler. Sürpriz, müthişti. Şimdi bu kopuş, hız kazandı. Bâbıâli kadar birbirinin tesirinde kalan iş kolu azdır. Yakın gelecekte İkitelli boşalırsa kimse şaşmamalı. İkitelli-Yenibosna ya oteller veya hastaneler veya ticaret merkezi olacaktır. Babıali ne olacak? Medyanın da sağa-sola dağılmaması lazım. Gazete, dergi, televizyon, net şirketleri ile radyoların yayın merkezleri Bâbıâli''ye taşınabilir. Böylece Bâbıâli, bir kere daha medya merkezi olur.
Bunun için Bâbıâli trafiğe kapatılabilir. Burada yerleşecek medya kuruluşlarına tarihi dokuya uyma mecburiyeti getirilebilir, vergi muafiyeti tanınabilir vs.. Her halükârda medyanın Bâbıâli''de ihtiyaca cevap verir bir yeri olması şart.

