Kaydet
a- | +A

Çankaya''daki nöbet değişimi beraberinde siyasi bir dalgalanmayı da getirdi. Partilerde kıpırdanmalar oldu; devam ediyor. İleriye dönük kısa ve uzun vadeli gelişmeleri şöylece sıralamak mümkün: Çankaya''ya 10. yalnız adamı yolladıktan sonra, partiler cumhurbaşkanı seçimi esnasında yaşadıkları olayların muhasebesine girişeceklerdir. Birileri birilerinden hesap sormak isteyebilir. Belki bazı partilerde genel başkanlar dahi zorlanacaktır. Hükûmette ise yeniden yapılanma kaçınılmazdır... Veya, ortaklardan biri muhalefete kayıp, muhalefet partilerinden iktidara ortak alınabilir. Sırası gelmişken şunu sormadan edemeyeceğiz: -Beş parti, cumhurbaşkanı için anlaşabildiğine göre acaba koalisyon için de anlaşamazlar mı, hepsi aynı hükûmette yer alamaz mı? Belki muhalefetsiz demokrasi olmaz denecektir.

Bu itiraz haklı olsa da her ihtiyacın kendi şartlarını doğurduğu da akıldan çıkarılmamalı...

Artık kavga ederek politika yapma devri geçmiştir. Şimdilerde gerekli olan fikir üreterek, farklılıkları yakalayarak yapılan siyasettir. Bundan böyle tek başına iktidar hayli müşkil olduğuna göre uzlaşma kültürü içinde kendisi ve çevresi ile barışık yaşayarak ülke yönetimine talip olma söz konusu olabilir. Değişikliklerin en mühimi ise Anayasa değişikliğidir. Yeni cumhurbaşkanı, belki az konuşacak, fakat konuşmasındaki ağırlıkla ''82 Anayasasını sivilleşmeye zorlayacaktır. Ordu, siyasetten daha da uzaklaşacaktır. Asker, durduk yerde yara almak istemiyor. Bunların hepsi yeni bir süreç. Çelişkiler, aynı zamanda olgunlukları da davet etmekte. Ham kalan yalnızca tahammülsüzler. Siyasetin kırk çeşit tarifi ve kırk çeşit de rengi vardır. Kendinden gayrısının fikrine tahammül edemeyerek onları derhal hainlik, döneklik, hatta satılmışlıkla itham etmek, en büyük hamlıktır. İlkel insanlar tahammülsüzdür.. Ütopyaları etrafında dönerek en iyiniyetli yol göstermelere bile en azgınından öfkelerle saldırırlar.

KİTAPLAR... X İLİŞKİLER: Mahmut Çetin, Boğazdaki Aşiret''ten sonra aletsel ölçümü yüksek bir kitap daha yazdı. Bazı aileleri araştırarak, yozlaşmaya dev projektörler tutmakta. İsim isim manşetlerdeki sosyeteyi yakından tanıyacak, her gün hakkında bir çok şey okuduğunuz bu insanların cemaziyelevvellerini öğreneceksiniz. Cesur, dürüst ve etraflı bir araştırma.

Kitap, şemalar ve krokilerle zenginleştirilmiş. Temiz bir Türkçe, okuma kolaylığı getiriyor. Eserde iletişim, iktidar üçgeninde dönenleri ve ödediğimiz bedeli göreceksiniz..

Edille Yayınları, Marifet dağıtım, Tel: 0212-526 22 70

BEN SENİN YERİNDE OLSAYDIM BUNLARI KİTAP YAPARDIM: Bu upuzun isimli kitap küçücük notların hikâyeleşitirilmesinden ibaret. İrfan Özfatura bir tarihte Türkiye gazetesinin spor sayfasında yazarken gençler için farklı bir pencere açmıştı. Sonra o pencerenin kepenklerini kapatarak daha ışıltılı bir mekâna taşındı. Bir zaman sonra Sadık Söztutan, bu eksikliği fark ederek aynı sayfada yeni bir pencere daha açarak spor okuyucusunu hikâye lezzetinden haberdar etti. Yazdıklarını kitaplaştırmış. İddiasına göre biz de kendisine bir şeyler katmışız. Hizmet de siyaset gibi bir uzun koşudur. Orada da tebessümler, kahırlar, sabırlar, kahkahalar, aydınlık yüzler, ince hesaplar, gözyaşları, bitmez ümidler ve geçmez heyecanlar vardır. Bunları yakalayan bir arkadaki nesilden arkadaşlarımız meyvaya durdular. Mahmut Çetin onlardan, Sadık Söztutan onlardan, Muammer Erkul onlardan, Ragıp Karadayı onlardan, Abdurrahman Çapar onlardan, Hüseyin Aydemir onlardan, Veysel Karani Önen onlardan, Nazif Tunç onlardan, Mehmet Aydın Arvas onlardan, İrfan Özfatura onlardan, Mehmet Özfatura onlardan, Mehmet Soysal onlardan.... ve ismini bir ânda hatırlamadığımız nice taze çınar adayı onlardan. Fikirde, san''atta, edebiyatta, sinemada... Türkiye''de yarın çok şey onların imzasını taşıyacak.