Kaydet
a- | +A

Dün, Topkapı Eresin Otel''de mühim bir toplantı vardı. "Roma İmparatorluğu''ndan Osmanlı İmparatorluğu''na Sempozyumu." Semineri TTK ile Roma Üniversitesi müştereken organize etmişler. Konuşmacılar, İlber Ortaylı gibi ilim haysiyetine sahip objektif tarihçilerle, Roma Üniversitesi''nden meslektaşları idi. İştirak az sayılmazdı, fakat çok da değildi.

Yakışanı, Devlet-i Ebed Müddet''in 700. yaş günü etkinliklerinde daha kalabalık bir dinleyici kitlesinin olmasıydı. Kıyas gibi olmasın ama yine de akla geliyor; bir maça en az beş bin kişi giderken milletlerarası bir sempozyuma da hiç olmazsa 500 kişi koşmalı.Toplantının 15 milyonluk İstanbul''da yapıldığı hatırlanırsa böyle düşünmekte haklı olduğumuz teslim edilir. O istanbul ki AGİT''ten sonra "dünya başkenti" , "Avrasya başkenti" diye anılır oldu...

İstanbul''da yaşamakla İstanbul''lu olmak çok farklı. Her hemşehrimiz İstanbul''lu değil. Eğer öyle olsaydı hayat sürdükleri mekânın geçmişini masaya yatıran şu sempozyuma alaka duyarlardı.

Buna rağmen onlardan öte asıl kusur resmî zevatta. En süzme cinsinden fikrin altın tabaklar içinde sunulduğu böyle bir güne hiç bir yönetici gelmedi. Ne bir bakan vardı. Ne müsteşar. Ne Vali ne de belediye başkanı. Kendileri yoktu Yerlerine "nazik" telgraflarını yollamışlardı. Sırası gelmişken bir uygulama defosunu zikredelim. Bu tip meclislere sudan bahaneler arkasına saklanıp da iştirak etme külfetine katlanmayanların mesajları kat''iyyen okunmamalı. Zahmet edip gelenler, keyfini bozmayanları alkışlamak zorunda bırakılmasın. Seminer''in mimarı, TTK''nın başarılı başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu. Sayın Halaçoğlu, İlber Ortaylı hocanın fevkalade sunuşu ve konuk bir İtalyan ilim adamından sonra temsil kabiliyeti oldukça yüksek güzel bir açış hitabesi verdi. Bu hitabedeki bir sözle çarpıldık. Şeyh Edebali hazretleri, Osman Gazi''ye şöyle vasiyet ediyordu: -İnsana değer ver ki devlet yücelsin... Bu ne kadar güzel bir cümle yarabbi!.. Halaçoğlu''na yaptığı hafıza tazelemesinden dolayı teşekkürler. "İnsana değer ver ki devlet yücelsin."

Her ölçü, her formül ve reçete işte bu cümlede. İnsan ki yaradılmışların en yücesi. Ona değer veren milletler, yüceliyor, o değeri ziyan edenlerse ayaklar altında. Bu ifade, iki hakîkati bir kez daha gözler önüne sermekte. İlki, vasiyetname geleneğimizin gündelik ve devlet töremizdeki yeri.

İslamiyet, her mü''mine vasiyetname tanzimini vacip kılmıştır. O sebeple Osman Gazi de Orhan Gazi''ye nasihatler dolu bir vasiyet teslim etti. Osman Gazi hazretlerinin vasiyetnamesi, Osmanlı devletinin adeta anayasası olmuştur. İkinci husussa. Devlet hayatımızda siyâsî otoriteyi temsil eden Sultanların yanında onlara rehberlik eden bir Allah adamının bulunması keyfiyetidir. Bu Allah adamları, insanlara hükmedenlere rehberlik yaparak onları daima hayra yönlendirmekteydiler. İşte yedi asır yaşamanın iksiri. Allah adamı olmak da, devlet adamı olmak da kolay değil. O güzel söz hükmedenlerin, karar verenlerin, yöneticilerin odalarına asılsa ne iyi olur: -İnsana değer ver ki devlet yücelsin.