Kaydet
a- | +A

"Konstantiniyye, elbette fetholunacaktır; O''nu feth eden kumandan ne güzel kumandan, O''nun askerleri ne güzel askerler." Konstantiniyye''yi İstanbul yapan ve ortaçağı kapayıp insanlığın önünde yeni bir çağın ufuklarını açan kahramanlığı besleyen ruhun kaynağı işte bu hadisi şeriftir.

Sevgili Peygamberimiz, sallallahü aleyhi ve sellem, bu hadisleri ile gerçekleşecek bir zafer haberiyle bir müjde vermişlerdir. Konstantiniyye''nin Şarkî Roma olmaktan çıkacağı... Bunu yapacak kumandanın övgüye layık olduğu... O güzel askerlerin övgüye layık olduğu... Kendini İslam''ın temsilcisi gören her milletin en ileri arzusu, Doğu Roma İmparatorluğu''nun payitahtı Konstantiniyye''yi fetih olmuştur. Bu şeref genç sultan II. Mehmed''in şahsında Türklere nasip oldu. İslamiyet gelmeseydi Konstantiniyye fetholunmazdı. Konstantiniyye Fetholunmasa Şarkî Roma İmparotorluğu çökmezdi.

Bu tarihi vak''a olmasa yeni bir çağ başlamaz, Avrupa''da reformlar düşünülmez, Amerika keşfedilemezdi. Bütün bunların tarihteki yerinin ne kadar mühim olduğu bellidir. 1453 Olmasaydı, Hilafet, Türklere geçmezdi. Hilafet, Peygamber vekilliği idi. O''nun vekiline yaraşır mekân, iki kıtayı birleştiren böyle güzel bir şehirdir. Sultan Selim''i Evvel unvanlı Yavuz, Mısır''dan hilafeti getirmeseydi; Ortadoğu ve İslâm âlemi üzerinde müessir olamazdık. İslâm âlemine sözcülük de yapamazdık. Tarihimizde üç hadisenin ayrı yeri vardır Sultan Alparslan kumandasında Anadolu''nun fethi. Süleyman Şah kumandasında Balkan topraklarına adım atışımız. II. Mehmed kumandasında Konstantiniyye''yi almamız. Konstantiniyye''nin yıldızlaşması İstanbul''a kalbolmasından sonradır. Fetihle birlikte arzın ağırlık merkezi İstanbul olmuştur. Eğer Türkler tarafından fethedilmeseydi, entrikalar içinde kaybolup giderdi. 1453''ten sonra dünyanın başkenti Dersaadettir. Nizamı âlem; yani dünya huzuru, dünya barışı, adalet, istikrar denge, Saadet Evi''nden çıkan kararlarla olmuştur... Tarih dönemecini İstanbul''la birlikte döndük. Her şey bir tarafa İstanbul bir tarafa... Hal böyle iken ne yazık ki... Hâlâ fethin bir tablosu yok. Romanı yok. Filmi yok. Tiyatrosu yok. Şükür ki Fetih Marşı var... Yürü!..Hâlâ ne diye oyunda oynaştasın!

Fâtih''in İstanbul''u fethettiği yaştasın.

Fatih Camii zorda İstanbul''un Fatihi, Türklerin ve bütün Müslümanların medarı iftiharı, dünyanın takdir ettiği lider Fatih Sultan Mehmed Han''ın Fatih Camii şerifi 17 Ağustos depreminde ziyan gördü. Tarihî mâbed, daha kötüye gitmesin, bir çökme, göçme olmasın diye Vakıflar idaresi, iç mekâna iskele kurdurmuş. Aylardır bir faaliyet olmadan öylece duruyor. Sebep hükûmetten tahsisat çıkmaması. Acaba 57. Hükumet ortaklarından hiç birinin içi sızlamıyor mu, bu meseleyi kendine dert edinecek bir bakan yok mu? Herkesin üzerine ölü toprağı mı serpildi ki kimsenin kılı kıpırdamıyor? Bu devlet 750 milyar, bir trilyon bir masrafı ödeyebilir. Korkarız Yüksel Yalova''dan başkasının haberi de yok. Bakanları bu Cuma Fatih Camiine davet ediyoruz. Yurtdışına maça gidenler İstanbul''daki bu ayıbı da gelip yerinde görsünler. Parlamenterler, konuyu meclise taşısın. O aynı zamanda İstanbul''un tapu senetlerinden. Bundan bir süre önce Topkapı Sarayı avlusundaki eski camide yaşanan uygunsuzluklar, Fener Patriği''nin müdahalesi ile kaldırılmıştı. Fatih Camii''nin tamiri için de Patrik mi devreye girmeli? Ortada yıkılmaya yüz tutmuş o koca mâbed dururken göstermelik fetih şenliklerinin hiçbir değeri yoktur.