Tarihen ne kadar doğrudur bilmiyoruz ama, kuvvetli rivayetler olmasından ötürü itibar edilebilir. Anlatılan şu, Atatürk, ölürken İnönü''ye küs gitmiş. Gerçek böyledir veya değildir.
Netice itibariyle ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Atatürk, "Ebedî Şef"ti. Mustafa Kemal''den sonra Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü de kendini "Millî Şef" ilân ettirdi. Eğer Atatürk, 1950''ye kadar yaşasaydı, İsmet İnönü, Cumhurbaşkanı olamayabilirdi.. O takdirde Türkiye Cumhuriyeti''nin II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü değil; Celal Bayar''dı... Şu sualin sorulması mantıkidir: -Atatürk, yaşasaydı Demokrat Parti kurulabilir miydi? Amerika''nın çok partili hayata geçmemiz yönündeki telkini o gün de devam edecek ve herhalde Atatürk, üçüncü teşebbüsünü de yapacaktı.
Belki bir darbe ile karşılaşmasa Bayar da kendini "Değişmez Şef" ilan ederek kaydı hayat şartı ile yerinde kalmayı arzu ederdi. Bunlar yakın tarihten eskizler. Günümüzde cereyan edenleri ise bizzat yaşıyoruz. Bir ihtimal daha... Kenan Evren, kendini bir kere daha cumhurbaşkanı seçtirseydi, Turgut Özal, Cumhurbaşkanı olamazdı. O takdirde Süleyman Demirel, cumhurbaşkanılığı makamına gelemeyebilir; 8. ve 9. Cumhurbaşkanları sivil olmayabilirdi. Tabiî 5+5 TBMM''den geçseydi veya Demirel 7+3''ü kabul etseydi Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanlığını aklının ucundan dahi geçiremezdi. Demirel, görevinin üç sene daha uzatılmasını reddettiğine pişman mı değil mi? Kendisi yazıp-çizmedikten sonra bunu kimse bilemeyecektir. İktidar güçtür. Güç, insana kendine güven, idealini realize etme şevki, tatmin duygusu, hükmetme imkânı verir. İktidarı kendiliğinden bırakan devlet adamı o kadar azdır ki. Evliya meşreb olmasından dolayı Beyazıd-ı Velî diye anılan Sultan II. Bayezid, oğlu şehzâde Selim''le muharebe etmiştir. İktidar nimeti kolay terk edilmiyor. İstisnaî olarak ikisini hatırlıyoruz... Murad-ı Hüdavendigâr unvanlı II. Murad ile Belh Hükümdarı İbrahim bin Edhem... Murad Han, yerini istikbalin Fatih''ine bırakmış, Belh hükümdarı da tahtından vaz geçerek dervişliğe intisap etmiştir. Avrupa''da da sevdiği kadın uğruna tahtından feragat eden krallar olmuştur. Buna rağmen bu misaller yine de azdır. Mücadele hep tahtı, makamı, unvanı... muhafaza uğruna verilmiştir. Bunları nereden düşündük? Demirel''den, Erbakan''dan, Kutan''dan dolayı... Süleyman Demirel, "suvari''nin 8. dönüşü"nü oynama niyetinde. Erbakan dört gözle yasakların kalkmasını bekliyor. Kutan, yerinden zerrece taviz vermedi. İktidar nimetlerini terk edememek beşerin zaaflarından biri. Kalmak mı zor, gitmek mi zor? Bütün mesele buna karar verebilmekte. Kalınması gereken zamanda kalmak, gidilmesi gereken zamanda da gitmek.

