Siz de gördünüz mü? Belki de bayram telaşında televizyona eskisi kadar bakma fırsatınız olmadığı için kaçırmışsınızdır. Bayındırlık Bakanı Koray Aydın, deprem bölgesindeydi. Depremzedelerle bayramlaşıp el sıkışıyordu.
Ne var bunda? Her Bakan kendi görev alanında vatandaşlarla bayramlaşır; hatta hediyeleşir. Doğru... Sayın Aydın da öyle yapıyor, O da el sıkışıyor ve hediyeleşiyordu. Lakin, Koray Aydın, başka bir şey daha yapıyordu. Herkesle el sıkışıyor; sıra sakallı amcalarla, örtülü teyzelere gelince de -zerrece tereddüt etmeden- öz amcasının, öz teyzesinin eline varırcasına eğilip onların ellerini öpüp alnına koyuyordu. El öpme ne demektir? -Sen büyüğümsün demek, başımın üstünde yerin var demek, hürmete layıksın demek. Devletin Ulaştırma Bakanı da hâl dili ile bunu diyordu. Başka ne demek? Alçakgönüllülük demek... Bakan da bu tevazuu gösteriyordu. Artık torunların dahi dedelerinin, ninelerinin ellerini öpmek yerine onlarla -biraz da laubalice- tokalaşıp yanaklarından öptüğü; el öpmenin bir kesimde eskide kalmış bir gelenek sayıldığı bir zamandayız. ''Dede'' ve ''nine''nin İngilizce''den tercüme ''büyükanne'' ve ''büyükbaba'' ile yer değiştirmesine paralel olarak, büyüklerin ellerini öpme de ortadan kalkmaya yüz tuttu. Zira ''grandmother''larla ''grandfather''ların elleri değil yanakları öpülüyor. İşte böyle bir kültür dönemecinde Ulaştırma Bakanı''nın bayramlaştığı vatandaşlar arasında karşısına çıkan ve hayatta muhtemelen bir kere daha görüşmeyecekleri ihtiyarların muhabbetle ellerinden öpmesi, her türlü takdirin üstünde asîl bir davranıştır. Koray Aydın, kabinenin en çalışkan mensuplarından biri. Hükûmet, âfetinin altında kalmadıysa bunda Koray Aydın''ın büyük payı var. Bakan ve ekibi 30 bin prefabrike konutun yetiştirilmesi için geceyi gündüze kattılar. Koray Aydın, -şartlar nisbetinde- en iyi hizmeti sunmaya çalıştıktan başka bir oğul gibi, bir kardeş gibi, bir baba gibi ilk bayramlarında kederli ailelerin yanına koştu. Buruk sevinçlere ortak oldu. Hayr-dualar aldı... O, hatırlayabildiğimiz kadarı ile el öpen nadir Bakanlardan biri olmuştur. Efendim koskoca Bakan el öper mi?
Öper... Millet asil, diğerleri vekil ise millet herkesten üstündür. Sayın Aydın, buna müdrik. Dahası bu ahlakla pişmiş bir Anadolu evladı. Metropol gecelerinde yozlaşmamış bir Müslüman Türk tipi. İçinde yanan kor ateş, memleketine hizmet aşkını alevlendiriyor. Yaşlı, sakallı kederdide insanın elini öptüğü gibi gerekirse onun abdest suyunu da döker. Bu el öpme, devlet-millet terkîbine bir misalidir. Gençlere de "işte doğrusu budur" mesajının zarif bir üslupla verilmesi. Bütün bunlar bir ustanın tezgâhından geçmiş olmanın eseri. İlk elden hatırlayabildiklerimiz:
Enis Öksüz, Sadi Somuncuoğlu, Koray Aydın ve diğerleri... Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş''in talebeleri. O mektepde yetişmiş töre bilen, edep bilen, insana hizmeti ibadet bilen gönül sahibi devlet erkânı. Her meslek erbabı gibi kaliteli siyaset mensubu da usta-çırak münasebeti yetişiyor. Allah sayınızı meşkür eylesin Koray Aydın dostumuz. El öpeniniz çok olsun. Siz sadece orada birkaç yaşlımızın değil, bütün büyüklerin ellerinden öptünüz. O nurlu ellere değen alnınız ak olsun.

