Kaydet
a- | +A

Önce UNICEF Türkiye Milli Komitesi İyi Niyet Elçisi Devlet Sanatçısı Nilüfer Yumlu''nun çağrısını okuyalım... -Size UNICEF Genel Direktörü Carol Bellamy''nin bir mesajını tekrarlamak istiyorum "Akşam haberlerinde yoksul ülkelerdeki çocukların durumunu gördüğünüzde bu çocuklara sonunda ne olduğunu merak eder misiniz? Acaba hâlâ yaşıyorlar mı, güven altına alınmışlar mı? Televizyonlarda çoğu zaman bu sorulara cevap çıkmaz. Kameralar çeker, sonra da başka acıklı hikâyeler peşinde koşmaya giderler."

-İşte UNICEF''de bizler, bu çocuklara uzun vadede neler olacağı ile ilgiliyizdir. Eldeki imkânlarla acil durumdan sonrası için neler yapabileceğimizi düşünmek zorunda kalır, kalıcı çareler üretmeyi amaçlar ve tasarlarız. UNICEF, çalışmalarını Çocuk Hakları Sözleşmesi''nin rehberliğinde yürütmektedir. Son dönemde UNICEF Türkiye Milli Komitesi, Kosova''lı çocuklar için büyük bir yardım kampanyası yürütmektedir. Ben de bu konuda bir yardım çağrısı yapmak istiyorum. ''Sizlerin katkısı, bu çocukların hayatlarında büyük değişiklikler yapacaktır.'' Carol Bellamy''nin ortaya koyduğu fotoğraf ne kadar müşterek.

Öyle değil mi?

Akşam haberlerinde fakir ülkelerin daha da fakir çocukları görülür. Onlar görülünce yürekler ezilir. Fakat sonra unutulur. Kimse bu çocukların akıbetlerini kendilerine dert edinmez.

"Kameralar, o çocukları çeker, sonra da başka acıklı hikâyeler peşinde koşmaya giderler." Çünkü her makine gibi kameralar da

soğuktur. Çeker ve unuturlar... Makinaların kalbi yoktur.

UNICEF Genel Direktörü''nün sözünü ettiği o himayesiz çocukların yanına bugün daha başkaları da eklendi.

Savaş Çocukları... Savaş Çocukları, dün Bosna''daydı, bugün Kosova''da yarın Çeçenistan''da.

Aslında bunlardan da ibaret değil. Keşmirli çocuklar da bu kabilden mağdurlar zümresine dahil. Filistinli çocuklar da. Zaten savaşın en ağır yükünü çocuklar çekiyor. Hayatı tanımadan acıları tanıyorlar.

Onlar, daha bir şey almadan vermeye başlıyorlar. Üstelik verilebilecek en pahalı değerleri veriyorlar. Anne veriliyor, baba veriliyor, kardeş veriliyor.

Vatan bile veriliyor. Çocuğun yirminci yüzyılda yaşadığını daha önceki asır çocukları yaşadı mı acaba? Cihan harpleri, devletlerin ihtilafı, en fazla yirminci yüzyıl çocuklarını kasıp-kavurdu. Bir savaşın bütün neticelerinin bir ânda ortadan kaldırılması imkânsız. Eminiz ki bugün Kosova''da binlerce Müslüman çocuk annesiz-babasız vaziyette hayata dayanmaya çalışıyor.

Kendi çocuklarımıza bakarken biraz da onları görmeliyiz. Kosovalı Müslüman yavruları da hatırlamalıyız. Dün onların da sıcak bir yuvaları vardı. Onlar da "anne" diyorlardı. Onlar da akşamları babalarını bekliyorlardı. Bir zalim savaş geldi onlardan en sevdiklerini alıp götürdü. Şimdi o yavrular muhtaç. O çocuklar, annelerini, babalarını

verdiler. Bazıları sakat kaldı. Türkiye, bir imparatorluğun varisi. Her birimiz aynı zamanda böyle bir kimlik taşıyoruz. Bu itibarla Osmanlı Coğrafyasında yaşayanlara karşı sorumluluklarımız var. Onlar ister Arnavut olsun, ister Çeçen, ister Türkmen veya Arap... Hele hele çocuklarsa... Evet, doğru; yardımlarınız, bu çocukların hayatında büyük değişiklik yapacaktır. ** Yapı Kredi Bankası Beyoğlu Şb. Hesap No: 1560600